FifaDelisi.NET

fifadelisi.net

FifaDelisi.net / Haberler

Street Fighter IV Tanıtım

Level Dergisinden Ertekin Bayındırın yazısıdır

Oyunun linklerine forumumuza üye olarak ulaşabilirsiniz.

Dün, uzun yıllardan sonra bir atari salonuna girdim. (Bu salonlara artık yeni bir isim bulsak fena olmayacak.) Lise yıllarımda, sıkıcı ders saatlerinden kendimi kurtardığım saatlerin yegane dostuydu bu salonlar. Street Fighter II denen bir oyunla ilk defa karşılaşmıştım o zamanlarda. Salondaki bütün oyunlar kendilerine tek tük oyuncu çekebilmişken, sadece bir oyun makinesini, etrafındaki kalabalığı, yoğun bir şekilde gelen “Hadoken!” ve “Shoryuken!” seslerini çok net hatırlıyorum. Kalabalığa doğru yöneldiğimde ve kendime ekranı görebilecek bir pozisyon ayarladığımda gördüklerimi ve hissettiklerimi de aynı şekilde, çok net hatırlıyorum; büyülenmiştim! Hatta Final Fight’taki Guy’dan sonra bir oyun karakterine daha hayran olmuştum. Bu karakter ise Ryu’dan başkası değildi.
Street Fighter efsanesi o zamanlar yeni başlıyordu ve Capcom, Street Fighter II ile sağlam bir temel atmıştı. Zamanla bu ismin başına “Super” ve “Turbo” terimleri eklenecekti ve bunların arkasından gelecek olan Street Fighter Zero ile ben bu efsaneye tekrar kendimi kaptıracaktım. Oyunlara üçüncü boyutun girmesinden sonra ortaya çıkan Street Fighter EX oyunlarından ve isimlerini bile anmak istemediğim, Street Fighter kahramanlarının X-Men kahramanlarıyla birlikte havalarda uçtukları oyunlardan sonra bu efsanenin içinde resmen bir duraklama dönemi yaşadım. 2008 yılına geldiğimizde ise efsanedeki isim yeniden tahtına oturmaya hazırlanıyordu ve oyun salonlarına (Oyun salonu, evet, çok daha iyi!) “Street Fighter IV” (SFIV) isminde bir bomba düştü. Bu oyun, çok geçmeden konsollardaki yerini aldı ve en nihayetinde kendisini bilgisayarlarımızda ağırlayabildik.
Street Fighter IV
Aramıza yeni katılanlar var!

Öncelikle edindiğiniz tüm Street Fighter tecrübesini bir yana koymanızı tavsiye ediyorum; çünkü karşımızda her yanıyla yepyeni ve taptaze bir Street Fighter var. Şu an bu oyunu anlatmaya nereden başlayacağımı gerçekten kestirebilmiş değilim. Yeni grafikler mi desem, yeni dövüş mekanikleri mi desem, yeni ve klasik Street Fighter karakterleri mi desem... Durumu karmaşadan çıkarmak adına, SFIV’teki karakterleri tanıyarak bir başlangıç yapmak en doğru seçim olacak sanırım.

SFIV’ün repertuarı, klasik Street Fighter karakterleri ve kadroya yeni eklenen diğer karakterler ile birlikte tam olarak 25 dövüşçüden oluşuyor. Capcom, SFIV için Street Fighter geçmişinin en seçkin karakterlerini seçmeyi ihmal etmemiş ve iyi de yapmış. Aslında her Street Fighter karakterinin benim gözümde ayrı bir yeri var diyebilirim ama bu oyundaki liste beni fazlasıyla tatmin etti. Her zamanki asaletiyle Ryu, kibirli ama bir o kadar da sempatik yapısıyla Ken, gözümüzün nuru Chun-Li, “Hadoken” fobisiyle Zangief, karizmatik asker Guile, kadersiz Blanka, elastik vücuduyla Dhalsim, bir Sumo devi olan E. Honda, güzellik abidesi Vega, moronluğunu koruyan Balrog, intikam hırsını hala ruhunda taşıyan Sagat, baş belamız M. Bison, Fei-Long, Cammy, Akuma, Gouken, Sakura, Rose, Dan, Gen... Yeterince tatmin oldunuz mu? Durun, daha bitmedi! Söylenenlerin aksine, SFIV’e yeni birer karakter olarak oturmuş olduklarını düşündüğüm beş yeni karakterimiz daha var. Bu karakterler için bir “hoş geldiniz” merasimi düzenleyelim mi, ne dersiniz?


Abel: Almanya’dan aramıza katılan Abel, denediğim kadarıyla oldukça etkili bir dövüşçü. Dövüş tarzı olarak Zangief’i andıran Abel, ortalama bir hıza sahip ve boyutuna nazaran çok etkili kombine hareketleri var. Abel’in yakaladığı ve savurduğu bir adam olmak pek hoşunuza gitmeyecektir. Bu yüzden Abel ile dövüşürken yakın dövüşler konusunda dikkatli olmanızı tavsiye ediyorum.

C. Viper: Bu kadın, SFIV’teki ilk dayak yediğim karakter olma unvanını elinde bulunduruyor. Dövüş başladıktan sonra ne olduğunu bile anlayamadan “K.O.” patlamasıyla karşılaştım; üstelik iki defa üst üste! Yakıcı ve yüksek voltajlı yetenekleri olan C. Viper, yakında benden çok fena dayak yiyecek; bunun da altını çizeyim.

Rufus: Rufus’u SFIV’ün yeni karakterleri arasındaki en ilginç karakter olarak ilan ettim. Su doldurulmuş bir balon görünümünde olan Rufus, görüntüsünün aksine oldukça hızlı ve tehlikeli, üstelik çok da komik. Şişman ama hızlı bir karakter ilginizi çekebilir mi, bilemiyorum ama “estetiğe aldırmam, hıza önem veririm” diyorsanız Rufus’la bir tanışın.
Street Fighter IV

El Fuerte: Alın size Vega’dan sonra bir çingene daha! Üstelik bu çingene bir Amerikan güreşçisi ve elinde bir tava taşıyor! El Fuerte’nin gözünüzü yoracak derecede hızlı bir karakter olduğunu hemen belirteyim. Sağa sola koşarak ve rakibini altından girip üstünden çıkarak yerden yere vurabilen El Fuerte, başlangıçta size zevk vermese de alışıldığı taktirde çok renkli ve güçlü bir karakter olarak favorileriniz arasında yer alabilir.

Seth: SFIV’ün aynı zamanda boss karakteri olan Seth, oyundaki hemen hemen her karakterden birer parçaya sahip. Kolları Dhalsim gibi uzayabiliyor, “Sonic Boom” fırlatabiliyor ve olmazsa olmaz bir “Shoryuken” hareketi dahi var. Seth şöyle özetlenebilir: Gıcık, sinir bozucu, şişkin egolu, şekli şemalı belli olmayan ama bir o kadar da güçlü ve hızlı.

Son yıllarda evlerimize taşınan dövüş oyunlarının adeti olduğu üzere, ilk etapta SFIV’ün bütün karakterleriyle oynayamıyorsunuz. Fei-Long, Cammy, Akuma, Gouken, Sakura, Rose, Dan, Gen ve Seth karakterlerini oynanabilir hale getirmek için biraz kendinizi yırtmanız lazım.


Round One! Fight!

Yenisiyle, eskisiyle bütün SFIV karakterlerini tanıdığımıza göre artık dövüş meydanlarına çıkabiliriz. Oyundaki ilk maçıma çıktığım zaman fark ettiğim en büyük nokta, SFIV’ün tarzının Street Fighter Zero’daki tarza yakın olması oldu. Bu durum beni oldukça memnun etti diyebilirim; çünkü bence Street Fighter Zero, Street Fighter tarihindeki ikinci duraktır. Alışık olduğumuz üzere her karakterin üç çeşit yumruktan ve üç çeşit tekmeden oluşan hareketleri mevcut. Yine her karakterin kendine özgü, yani “unique” hareketleri de var. Bunların haricinde, Ryu’nun Hadoken’i ve Guile’ın Sonic Boom’u gibi estetik ve bilindik hareketlerden de uzun uzun bahsetmeme gerek yok sanırım. Unutmadan belirteyim; SFIV’te rakibinizi yakalayıp fırlatmak için artık tek tuş yeterli değil. Bu hareket için “küçük tekme” ve “küçük yumruk” tuşlarına aynı anda basmanız gerekiyor.
Street Fighter IV

Gelelim dövüşleri birer fantastik şölene çeviren “Super Combo” ve “Ultra Combo” hareketlerine. Ekranın alt tarafındaki dörder parçalık barlar, Super Combo hareketlerini temsil ediyor. İsabet alan her tekme ve yumruğunuz -ve hatta aldığınız darbeler- sayesinde Super Combo barı doluyor. Karakterinizin süper hareketini parmaklarınızla dokuduğunuz anda ise ortaya olağanüstü bir gösteri çıkıyor; hele ki bu hareket rakibinize isabet ederse... İşin ilginç tarafı, eğer barın dört parçasından bir tanesi doluysa Hadoken gibi bir hareket daha güçlü bir hal alabiliyor. Olayın Ultra Combo tarafı ise bambaşka. Super barının yanında duran yarım daire şeklindeki Ultra barı, sadece darbe aldığınız zaman doluyor. Bu hareketi rakibinize gömdüğünüz zaman neler olduğu konusunaysa hiç girmeyeyim; çünkü bu hazzı bu cümleye sığdırmak pek mümkün değil. Bu konuda sadece şunu söyleyebilirim: Ultra Combo, dövüşün kaderini her an değiştirebiliyor. Galibiyete doğru giden bir raundun böbürlenmesinin tadını çıkarırken bir anda kendinizi yerde bulduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.


Yeni bir Street Fighter’a yakışır bir görsellik...

Bütün firmalar bir yana dursun, bazen Capcom çalışanlarının ellerini teker teker öpmek istiyorum. Capcom’un yarattığı diğer şaheserler de bir yana dursun, Street Fighter ekibini teker teker kucaklamak ve her birini bunaltacak kadar tebrik yağmuruna tutmak istiyorum. SFIV’te öyle bir görsel kalite var ki -ve Tanrı’ya şükürler olsun, bu kalite oyunun PC versiyonuna o kadar güzel aktarılmış ki- oyunu oynarken büyülenmemek elde değil; hatta oyunun PC versiyonu için grafik ayarlarına minik bir nüans da eklenmiş. “Extra Touch” başlığında erişeceğiniz seçeneklerle oyunun görselliğine farklı dokunuşlar yapabiliyorsunuz. Ben bu ayarları denedikten sonra kapalı tutmayı tercih ettim ama dilerseniz siz de bir deneyin, belki hoşunuza gider. Konu buraya gelmişken aklıma geldi; SFIV, konsollardan PC’ye geçerken biraz “aksamış” sanki. Oyunu bilgisayarınıza ve parmaklarınıza oturtana kadar biraz zorlanacaksınız; hatta gamepad’inize özenerek yerleştirdiğiniz bütün tuşların “default” ayarlara döndüğünü gördüğünüzde küçük bir sinir krizi bile geçirebilirsiniz ama bir süre sonra buna da alışacağınız için ortada herhangi bir sorun kalmayacak.
Street Fighter IV

Konuyu derleyip toparlamaya kalktığımda SFIV için “her yönüyle üstün bir oyun” diyebiliyorum rahatlıkla. Benim gözümde Street Fighter’ın ayrı bir yeri olduğu için yorumlarım biraz taraflı olarak algılanabilir ama eğer dövüş oyunlarını seviyorsanız, aynı düşüncelerin sizin zihninizde de kendiliğinden ortaya çıktığını fark edeceksiniz; bu kadar da iddialıyım! Kavga ve savaşlarınızın ekranlarınızda kalması dileğiyle...

Gelişmeler için bizi facebookta takip edin.

01.11.2009 9828 kez okundu. Anahtar Kelimeler : Street Fighter IV serial indir oyna full
0 yorum var :

Kapirayt © dabılyu dabılyu dabılyu.fifadelisi.net oll rayts rizörvıd