Aralık 13, 2018, 18:12:33 ös

Gönderen Konu: Karagöz Ýle Hacivat Konuþmalarý 2  (Okunma sayısı 2718 defa)

Çevrimdışı Hüseyin102

  • İleti: 48
  • Karma: 3
    • Profili Görüntüle
Karagöz Ýle Hacivat Konuþmalarý 2
« : Kasım 18, 2015, 22:05:15 ös »


KARAGÖZÜN ÝÐNESÝ

Hacivat birkaç gündür görmediði Karagöz'ü saðda solda arar, bulamaz. Sorar soruþturur bilen, gören yoktur. Son çare olarak evine gider. Karýsý Karagöz'ün üç gündür evin samanlýðýnda olduðunu ve yemeðini bile orada yediðini söyler. Hacivat bahçeden samanlýða geçer. Karagöz samanlarýn arasýnda birþey aramaktadýr. Ama ne?

Hacivat: " Selam Karagözüm, ben geldim, selam. "
Karagöz: " Hay Selami'nin kara kellesi. Sen misin Hacivat? "
Hacivat: " Ýyi günler Karagözüm, iyi günler. "
Karagöz: " Güller iyidir de ben papatyayý pek severim. "
Hacivat: " Aman Karagözüm, neden o? "
Karagöz: " Papatyanýn yapraklarýný seviyor, sevmiyor diye koparýyorum, hep Hacivat beni sevmiyor çýkýyor. "
Hacivat: " Olur mu Karagözüm? Ben seni çok severim. Bunu cümle alem bilir. "
Karagöz: " Düðmeci Adem bilir ama ben bilmiyorum. Beni sevmeyeni ben de sevmem. "
Hacivat: " Yapma. "
Karagöz: " Yaptým bile. "
Hacivat: " Etme. "
Karagöz: " Ettim bile. "
Hacivat: " Papatya falýna inanma. "
Karagöz: " Ee  kime inanacaðým? "
Hacivat: " Bana inan Karagözüm. "
Karagöz: " O zaman sevdiðini ispat et. Bir þey istesem yapar mýsýn? "
Hacivat: " Emrin olur. Ne istersen yaparým. "
Karagöz: " Samanlarýn arasýna iðne düþürdüm. Bul iðneyi, ispatla sevdiðini. "
Hacivat: " Aman Karagözüm, samanlýkta iðne aranýr mý? "
Karagöz: " Aranýr, ben üç gündür arýyorum. "
Hacivat: " Aradýn da buldun mu? "
Karagöz: " Bulamadým. Sanki iðne samana dönüþmüþ. "
Hacivat: " O iðne ne iðnesiydi? "
Karagöz: " Arý iðnesi deðil herhalde , dikiþ iðnesiydi. "

Ben þimdi o iðneyi bulurum, diyen Hacivat samanlýkta iðne aramaya baþlar. Birkaç dakika sonra her zaman yakasýnda bulundurduðu dikiþ iðnesini, iþte iðneni buldum, diyerek Karagöz'e verir. Karagöz buna çok sevinir ve Hacivat'ý alnýndan öper. Hacivat Karagöz'ün koluna girerek bahçeye çýkarýr. Altlarýna birer sandalye çekip otururlar. Karagöz karýsýna seslenir ve haným bize iki çay yap, der. Çaylar gelinceye kadar onlar sohbeti o kadar koyulaþtýrýrlar ve þakalaþmalarýný o kadar aðýrlaþtýrýrlar ki, dünyanýn gelmiþ geçmiþ en somurtkan insanýný kahkahalarla güldürecek düzeye eriþirler.




KARAGÖZ ÝÞSÝZ

Uzun zamandýr iþsiz olan ve geçim zorluðu çeken Karagöz hanýmýný ve oðlu Yaþar'ý köye, babasýna gönderir. Ýþ aramaktan býkar, yalnýzlýktan sýkýlýr ve yolda rastladýðý Hacivat'ý evine çay içmeye davet eder. Eve gelince bakar çay ve þeker kavanozlarý bomboþtur. Hacivat'a durumu anlatmak zor olacaðý için, ne yapacaðýný bilemez. Mutfakta çaresiz beklemeye baþlar. Daha sonra Hacivat odadan baðýrýr:

" Haydi Karagözüm, çay demlendiyse getir de içelim. "

Bunun üzerine Karagöz Hacivat'ýn yanýna gelir ve sorar: " Çayý kaç þekerli içersin? "
Hacivat: " Ben çayý çok þekerli içerim. "
Karagöz: " Çok þekerli mi? Çokþeker Arif çay bardaðýna sýðmaz ki. "
Hacivat: " O zaman çift þekerli olsun. "
Karagöz: " Çiftelerin Þakir Ýzmir'e taþýndý. "
Hacivat: " Bari tek þekerli olsun. "
Karagöz: " Þekersiz içsen. "
Hacivat: " Amma yaptýn ha! Þekersiz çay mý içilirmiþ? "
Karagöz: " Anla iþte, evde þeker yok. "
Hacivat: " Çay demlenmiþtir. Bardaða koy da getir bakalým. "
Karagöz: " Evde çay yok ki. Ocaðý yakmadým. "
Hacivat: " Bir de soruyorsun, çayý kaç þekerli içersin diye? "
Karagöz: " Ýnan Hacivat, evde çay ve þekerin bittiðini bilmiyordum. "
Hacivat: " Sizinkileri köye gönderdiðini duydum. "
Karagöz: " Doðrudur, burada aç kalmasýnlar diye. "
Hacivat Karagöz'ün eline birkaç akçe sýkýþtýrýr:
" Git bakkaldan çay, þeker, ekmek, peynir falan al. "

Karagöz bir koþu Hacivat'ýn dediklerini alýr, gelir. Ocaðý yakar, çayý demler. Birlikte çay içerler, peynir, ekmek yerler. Hacivat çaylarý çok þekerli içer. Karagöz'ün ise, çaylarý tek þekerli içmesinin nedeni Hacivat'ýn aldýðý yarým kilo þekerin bitmesini istemediðinden.

Hacivat ertesi gün Karagöz'e bahçývanlýk iþi bulur. Karagöz çalýþmaya baþlar. Haftalýðýný alýnca hanýmýný ve oðlunu köyden getirtir. Böylelikle Karagöz ailesi normal günlük yaþantýlarýna dönerler.


SON



KARAGÖZ EZAN OKUYOR

Karagöz iddia üzerine minareye çýkýp öðle ezaný okumaya baþlar. Fakat ezanýn yarýsýnda takýlýr, kalýr. Gerisini unutmuþtur. Sil baþtan tekrar okur, yine ayný yerde takýlýr. Bu böyle devam eder. Karagöz ezaný bir türlü tamamlayamaz. Cemaat namaza baþlamak için, ezanýn bitmesini beklemektedir. Zaman geçtikçe homurtular artar.

Hacivat aþaðýdan Karagözüm þöyle de, sonra bunu de diye baðýrarak  yardýmcý olmak ister. Sonunda ezaný býrakan Karagöz, beni sen þaþýrttýn diyerek minareden Hacivat'ýn üstüne atlar. Boðuþmaya baþlarlar. Cemaat araya girer ve Hacivat'ý Karagöz'ün elinden kurtarýr. Bu sefer Karagöz daha da sinirlenir ve cemaatý sille tokat döver. Cemaat ve Hacivat kaçýp giderler. Daha sonra minareye çýkan Karagöz ezaný güzelce okur ve derin bir oh çeker.


SON




HACÝVAT'IN ÝPÝ

Karagöz ile Hacivat yolda karþýlaþýrlar. Karagöz'ün telaþlý olduðunu gören Hacivat sorar: " Hayrola Karagözüm, nereye böyle? "
Karagöz: " Bahçedeki kuyudan su çekerken ip koptu. Kova kuyuya düþtü. Ýp almaya gidiyorum. "
Hacivat: " Evde saðlam bir ip var. Onu sana vereyim. Ben ipin ucunu tutarým, sen kuyuya inersin. "
Karagöz: " Ben senin ipinle kuyuya inmem. "
Hacivat: " Aman Karagözüm, bana hiç mi itimadýn yok?
Karagöz: " Hý. "
Hacivat: " Yani bana hiç mi güvenin yok? "
Karagöz: " Yok, çünkü ben kuyuya inince ipin ucunu býrakýrsýn, aþaðýda kalýrým. "

Hacivat aðzý bir karýþ açýk Karagöz'e bakakalýr. Bu sefer Karagöz sorar:
" Söyle bakalým Hacivat, sen benim ipimle kuyuya iner misin? "
Hacivat: " Ýnerim. "
Karagöz: " Ya býçakla ipi kesersem. "
Hacivat: " Öyle bir þey yapmazsýn Karagözüm. Ben sana güvenirim. "
Karagöz: " Ben de düne kadar sana güvenirdim ama gece rüyamda kuyuya indiydim de beni kuyuda býraktýydýn. Artýk güvenim kalmadý. "
Hacivat: " Rüyandaki ben deðildim, gerçekler rüyadan farklý olur. " diyerek uzun süre dil döker, sonunda Karagöz'ü ikna eder ve evden ipi alýp gelir. Bahçedeki kuyuya Karagöz Hacivat'ýn ipiyle iner. Hacivat ipin ucunu býrakýp kaçar. Karagöz'ün baðýrmasý üzerine komþular gelip onu kuyudan çýkarýrlar. Altý ay ne Karagöz Hacivat'ý, ne de Hacivat Karagöz'ü arayýp sormaz. Ýlk defa bu kadar uzun süre küs kalýrlar.


SON



KARAGÖZ ÝLE HACÝVAT: BÝZANS ALTINI

Karagöz bir gece rüyasýnda kendini Pýnarbaþý Meydaný'nda topraðý kazarken görür. Kazar, kazar ve sonunda bir küp Bizans altýný bulur. Çok sevinir ve oynamaya baþlar. Daha sonra kanter içinde uyanýr. Sabahý bekleyemez, alacakaranlýkta kazmayý, küreði kapar ve yola çýkar.

Karagöz Pýnarbaþý Meydaný'na geldiðinde acele tarafýndan kazmayý topraða vurur. Kazdýkça kazar. Sabahleyin iþe giden Bursalýlar, Karagöz'ü görürler. Topraðý neden kazdýðýný sorarlar. Karagöz rüyasýný anlatýr. Adamlardan bazýlarý Karagöz'e katýlýr. Onlar da kazma, küreklerini alýp gelirler ve biri o yanda, biri bu yanda kazmaya baþlarlar.

Öðle vaktine doðru Hacivat olaydan haberdar olur. Evde bulunan babadan kalma bir Bizans altýnýný cebine koyar ve yola çýkar. Hacivat geldiðinde Karagöz rüyasýný ona da anlatýr. Hacivat sýrf muziplik olsun diye dinlenen birinin kazmasýyla topraðý biraz kazar ve altýn buldum diye baðýrýr. Yanýndaki Bizans altýnýný gösterir. Buna sevinen Karagöz altýný alýr, cebine atar ve orayý daha derin kazmaya baþlar.

Akþam üstüne doðru meydan baþtan aþaðý kazýlýr ama baþka altýn bulan olmaz. Karagöz tamam der ve iþi býrakýrlar. Karagöz meydandan ayrýlmadan Hacivat önüne çýkar:

" Aman Karagözüm, ben þaka yapmýþtým. Altýný evden getirmiþtim. Altýnýmý ver de gideyim, " der.
Karagöz: " Oldu mu þimdi Hacivat? Altýný burada buldun. "
Hacivat: " Hayýr, hayýr, ben onu evden getirmiþtim. "
Karagöz: " Senin evde altýn ne arar? Bu altýn rüyamda gördüðüm altýnlardan biri. "
Hacivat: " Aman Karagözüm, etme, eyleme, beni buraya geldiðime piþman etme. "

Oradaki adamlar Karagöz'den yana taraf olunca Hacivat susar ve bir kenara oturup aðlamaya baþlar. Karagöz altýný epey bir akçe karþýlýðýnda satar. Kýþýn dört ay evde sýrtüstü yatar, çalýþmaz ve akçeleri bitirir. Yazýn gelmesiyle birlikte iþ aramaya baþlar.


SON




KARAGÖZ ÝLE HACÝVAT: TUZSUZ DELÝ BEKÝR

Karagöz ile Hacivat yolda karþýlaþýrlar. Ramazan ayýnýn birinci günüdür.
Hacivat sorar: " Ramazan-ý þerifler hayrolsun Karagözüm. "
Karagöz: " Sen ne diyorsun Hacivat? Ramazanla þerif neden kaybolsun? "
Hacivat: " Ramazan'ý þerifler hayrolsun. Hayýrlý ramazanlar. "

Derdi daðlardan büyük olan Karagöz Hacivat'ýn ne dediðini yine anlayamaz: " Ramazanlarýn hýyar tarlasý mý? Ne bileyim nerdedir? "
Hacivat: " Yani oruç ayýna girdik Karagözüm. "
Karagöz: " Hý. "
Hacivat: " Oruçlu musun Karagözüm? Gece sahura kalktýn mý? "
Karagöz: " Gece sabaha kadar uyuyamadým. Bir aralýk dalmýþým. Kötü bir rüya gördüm. Adamýn biri, beni kesiyordu. "
Hacivat: " Hayrolsun diyecektim. Ama böyle rüyanýn hayrý olmaz ki. "
Karagöz: " Hayri'yi rüyanda mý gördün? "
Karagözün hey heylerde olduðunu anlayan Hacivat hey heylere hay hay der geçer.
Hacivat: " Karagözüm, rüyanda seni kim kesiyordu? "
Karagöz: " Adamýn biri. "
Hacivat: De hadi Karagözüm. Aðzýmdan laf çikmaz bilirsin. "
Karagöz: " Þu Tuzsuz Deli Bekir. Rüyama kadar girdi. "
Hacivat: " Ne demek rüyama kadar girdi? Gerçek hayatta da mý keskinleri oynadý? "

Karagöz anlatmaya baþlar: " Yazýn bir ara iþsizdim. Tuzsuzdan borç almýþtým, ödeyemedim. Ýkidir gelir kapýyý tekmeler, açmadým diye kýzar baðýrýr. Yolda önüme çýktý, kaçtým, kurtuldum. "
Hacivat: " Eee sonra ne oldu? "
Karagöz: " Dün çýkmaz sokakta kýstýrdý beni. Hani para dedi. Býçaðýný çýkardý, ileri geri salladý. Bir böbrekten, bir ciðerden dedi. "
Hacivat: " Elinden nasýl kurtuldun? "
Karagöz: " Yarýn söz dedim. Paraný vermezsem bildiðin gibi yap dedim. "
Hacivat: " O ne dedi? "
Karagöz: " Parça mý olsun, kuþbaþý mý dedi. "
Hacivat: " Karagözüm, senin borcun ne kadardý? " diye sorar.

Karagöz borcunu söyler. Hacivat, Karagöz'ün borcunu son kuruþuna kadar eline sayar. Karagöz buna çok sevinir. Daha sonra evinin yolunu tutar. Tahmini doðrudur. Tuzsuz Deli Bekir, elinde býçaðý, kapýnýn önünde baðýrýp çaðýrmaktadýr. Karagöz, Bekir Efendi deyip paralarý gösterince Tuzsuz býçaklý elini arkasýna saklar: " Vay Karagöz, borcunu getirdin galiba. "
Karagöz: " Evet, borcum, al say, hepsi tamamdýr. "
Tuzsuz parayý sayar: " Evet, tamam, der, borç morç kalmadý. "
Karagöz: " Bir daha senden borç almam. Bu son olsun. "
Tuzsuz: " Vay köfte vay, bir de haklý çýkarsýn ha. Ben de  sana borç verirsem elim býçak tutamasýn. " der ve býçaðýný çýkarýr. Karagöz eve kaçar. Kapýyý sürgüler. Kapýnýn önünde nara atan, tehditler savuran Tuzsuz Deli Bekir daha sonra evin önünden uzaklaþýr. Böylelikle Karagöz kurtulur.


SON

Çevrimdışı ays

  • Daimi Üye
  • İleti: 5908
  • Karma: 85
  • Sorry For Party Fucking
    • Profili Görüntüle
    • E-Posta
Ynt: Karagöz Ýle Hacivat Konuþmalarý 2
« Yanıtla #1 : Kasım 19, 2015, 08:26:11 öö »
Allaallah
-yokum.

Çevrimdışı Hüseyin102

  • İleti: 48
  • Karma: 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Karagöz Ýle Hacivat Konuþmalarý 2
« Yanıtla #2 : Şubat 19, 2016, 11:31:30 öö »

KARAGÖZ ÝLE HACÝVAT:  AYAKLI KÜTÜPHANE

Karagöz ile Hacivat yolda karþýlaþýrlar.
Karagöz:  "Hacivat, evi taþýmýþsýn? "
Hacivat: " Doðru taþýdým. "
Karagöz: " Nereye taþýdýn. "
Hacivat: " Þu kilisenin beþ ev yukarýsýna. "
Karagöz:  Kilis'e mi taþýndýn? "
Hacivat: " Kilis demedim Karagözüm. Kilise dedim. "
Karagöz:  " Kilis'e taþýndýðýna göre Konya'yý görmüþsündür. "
Hacivat: " Konya da nereden çýktý? "
Karagöz:  " Kilis'e giderken kervan Konya'dan geçer. "
Hacivat: " Ne Konya'sý, ne kervaný? "
Karagöz:  " Mervan dayým Konya'da otururdu. Çocukken gitmiþtik. "
Hacivat: " Dayýnýn adý Mervan mýydý? "
Karagöz: " Van daha ilerde Acem sýnýrýnda. "
Hacivat:   " Eee? "
Karagöz: " Orada bir göl varmýþ. Deniz kadar büyükmüþ. "
Hacivat: " Göl  deniz kadar büyük olur mu? Deniz gölden büyüktür. "
Karagöz:  " Marmara Denizi, Ege Denizi. "
Hacivat: " .... "
Karagöz:  " Karadeniz, Akdeniz. "
Hacivat: " Bunlarý niye sayýyorsun? "
Karagöz:  " Saymayý bilirim, bir, iki, üç. "
Hacivat: " Sonra. "
Karagöz:  " Üç, iki, bir. "
Hacivat: " Sonrasý yok mu? Sen kaça kadar okudun? "
Karagöz:  " Üçe kadar. Matematikte birinciydim. "
Hacivat: " Belli, sondan birinci. "
Karagöz:  " Okumam da iyidir. "
Hacivat: " Þu dükkanýn levhasýný oku bakalým. "
Karagöz:  " Kem küm. "
Hacivat: " Sonra. "
Karagöz:  " Ham hum. "
Hacivat: " Senin neden üçe gidemediðin belli. "
Karagöz:  " Üçe gidecektim ama evden göndermediler. "
Hacivat: " Neden? "
Karagöz:  " Çok þey öðrenmiþtim, beynim dolmuþtu. "
Hacivat: " Yapma ya? "
Karagöz:  " Bana ayaklý kütüphane diyorlardý. "
Hacivat: " Ayaklý kütüphane ha? "
Karagöz:  " Sen de bir þey bilmiyorsun Hacivat? Sen kaça kadar okudun? "
Hacivat: " Beþi bitirdim. "
Karagöz:  " BeþÝ  mi? Ben senden çok okumuþum. "
Hacivat: " Vay  vay! Üç mü büyük, beþ mi? "
Karagöz:  " Sen de amma cahilsin be Hacivat. Tabi ki üç büyük. "

SON

Çevrimdışı Hüseyin102

  • İleti: 48
  • Karma: 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Karagöz Ýle Hacivat Konuþmalarý 2
« Yanıtla #3 : Ağustos 06, 2017, 23:32:27 ös »

KARAGÖZ ÝLE HACÝVAT: KOCA KAFALI BÝR KELEÞ

Hacivat: " Gökyüzünde yýldýz var, ay var. "
Karagöz: " Yeryüzünde baldýzýmýn yaptýðý çay var. "
Hacivat: " Gökyüzünde bulut var, güneþ var. "
Karagöz:  " Yeryüzünde unutma keleþ var. "
Hacivat: " Karagözüm, keleþ mi var? "
Karagöz:  " Var tabi, koca kafalý bir keleþ var. "
Hacivat: " Acaba kim ki bu keleþ? "
Karagöz:  " Kim olacak tabi ki sen. "
Hacivat: " Aman Karagözüm, kafan benimkinden büyüktür. "
Karagöz:  " Çaresiz kaldýðýn için, þu attýðýn çýðlýktýr. "
Hacivat: " Senin denizin bitmiþ, çýrpýndýðýn sýðlýktýr. "
Karagöz: " Sýðýr sana derler, benden fýþkýran saðlýktýr. "
Hacivat:   " Sýðýr bana mý derler? Ben sýðýr falan deðilim. "
Karagöz: " Saðýr deðilsin ama sýðýr olduðun muhakkak. "

Bana nasýl sýðýr dersin diyen Hacivat, Karagöz'ün yüzüne sert bir tokat vurur. Karagöz yere yuvarlanýr, ayaða kalkar. Sol eli sol yanaðýnýn üstündedir.
Karagöz:  " Aman Hacivat, bana vurdun. "
Hacivat: " Sen de dayak istedin durdun. "
Karagöz:  " Zalim Hacivat, bana vurma. "
Hacivat: " Senin uçarken gördüðün telli turna. "
Karagöz:  " Hamama gittim, yoktu boþ kurna. "
Hacivat: " Ben seni bilirim, çalar durursun zurna. "
Karagöz:  " De git Hacivat, alýrým seni ayaðýmýn altýna. "
Hacivat: " O biraz zor, bugün üzüm þerbeti içtim. "
Karagöz:  " Tarlada buðday, baþak mý biçtin? "
Hacivat: " Karagözüm, bugün çok saçmaladýn. "
Karagöz:  " Hacivatým, seçmeyi bilemedin. "
Hacivat: " Yanlýþta olan ben deðilim, sensin Karagözüm. "
Karagöz:  " Tepeni delerim, budur son sözüm. "
Hacivat: " Karagözüm, barýþ yapalým, sun bana bir salkým üzüm. "
Karagöz:  " Ýki karýþ uzakta dur, bir bardak zýkkým çözüm. "
Hacivat: " Nasýl olur, bir bardak zýkkým çözüm? "
Karagöz:  " Ýç zýkkýmýn kökünü, titrerken gör  çözümü. "
Hacivat: " Aman Karagözüm, zýkkým zehir olmasýn? "
Karagöz:  " Zehir,  tehir olmasýn, bardaða dolsun. "
Hacivat: " Dur Karagözüm, zehir bardaða dolmasýn. "
Karagöz:  " O zaman Hacivat sessiz kalsýn. "
Hacivat: " Aðzýma fermuarý çektim, iþte bak sustum. "

SON




KARAGÖZ ÝLE HACÝVAT: GÜBRE

Hacivat Karagöz'ün evinin önünden geçerken, Karagöz pencereden Hacivat'ýn üstüne atlar, boðuþmaya baþlarlar. Yoldan geçen adamlar ikiliyi ayýrýrlar, bunlar sakinleþince adamlar gider. Yalnýz kalýnca Hacivat sorar: " Aman Karagözüm, bana neden saldýrdýn? Ben sana ne yaptým? "
Karagöz: " Þuna bak, bir de ne yaptým diye soruyor. "
Hacivat: " Söyle caným efendim, bir suçum varsa bileyim. "
Karagöz: " Cenabettin Bey yalýya bahçývan arýyormuþ. Zoti'yi göndermiþsin. "
Hacivat: " Doðrudur. Zoti iyi bahçývandýr "
Karagöz: " Ben kötü bahçývan mýyým? "
Hacivat: " Hayýr, kötü bahçývan deðilsin. "
Karagöz: " O zaman beni gönderseydin. "
Hacivat: " Geçen defa seni gönderdiydim. Bahçedeki güllerin altýna insan gübresi dökmüþsün. O kadar gül soldu. "
Karagöz: " Eee Cenabettin Bey geldi, Karagöz gülleri gübrele dedi. "
Hacivat: " Ama olmaz ki, insan gübresi dökülmez ki. "
Karagöz: " Ne gübresi dökülür? "
Hacivat: " Hayvan gübresi dökülür. "
Karagöz: " Kedi, köpek gübresi. "
Hacivat: " Olmaz. "
Karagöz: " Kuþ, fare gübresi. "

Hacivat: " Olmaz Karagözüm, olmaz. "
Karagöz: " Bunlar hayvan deðil mi? "
Hacivat: " Hayvan ama gübreleri bahçede kullanýlmaz. "
Karagöz: " Kullanýlýrsa ne olur? "
Hacivat: " Topraktaki bitkiyi öldürür. Tarla, bahçe bozulur. "
Karagöz: " .... "
Hacivat: " Bir de Cenabettin Bey'i sokakta kovalamýþsýn. "
Karagöz: " Kovalarým tabi. Bana kýzdý, baðýrdý. "
Hacivat: " Kýzar, baðýrýr. Yalýnýn bahçesini tümden bitirdin. Bahçeyi temizletti, yeniden gül ektiriyor. "
Karagöz: " Keþke ben ekseydim gülleri. "
Hacivat: " Artýk sana orasý yasak. "
Karagöz: " Gülleri eksinler de sonra ben bakýmýný yaparým. "
Hacivat: " Karagözüm, söyle bakalým ne gübresi kullanýrsýn? "
Karagöz: " Sen söyle. "
Hacivat: " Ahýr hayvanlarýnýn gübresi. Say bakalým. "
Karagöz: " Ýnek, öküz gübresi. "
Hacivat: " Baþka. "
Karagöz: " Boða, tosun gübresi. "
Hacivat: " Baþka. "
Karagöz: " At, eþek gübresi. "
Hacivat: " Baþka, baþka. "
Karagöz: " Koyun, keçi gübresi. "
Hacivat: " Deðil mi ya? Ýþte bunlarý kullanmalýsýn? "
Karagöz: " Bak hepsini bildim. Zoti'yi kov, beni iþe al. "
Hacivat: " Zoti'yi kovmam ama seni iþe alýrým. Yeni bir iþ. "
Karagöz: " Yeni bir iþ mi? Ne iþi bu? "
Hacivat: " Yük taþýyacaksýn. Sandýk sandýk domates. "

Karagöz: " Gündelik ne kadar? "
Hacivat: " Gündelikler hep ayný. Bu iþin bir de ayrýcalýðý var."
Karagöz: " Ayrýcalýk mý? Neymiþ o çabuk söyle. "
Hacivat: " Ýstediðin kadar domates yiyebilirsin. "
Karagöz: " Ýstediðim kadar mý? Desene yaþadým. Midem bayram edecek. "


SON



KARAGÖZ ÝLE HACÝVAT: MATÝZ

Hacivat'ý gece uyku tutmaz. Sabah erkenden kalkar, giyinip dýþarý çýkar. Karagöz'ün evinin kapýsýný çalar. Bir daha çalar. Karagöz uykulu gözlerle pencereye çýkar. Bakar kapýyý çalan Hacivat'týr:

" Hacivat, sabahýn seher vakti neden kapýyý çalarsýn? " diye sorar.
Hacivat: " Ýn aþaðý Karagözüm, yarenlik edelim. Ben söyleyeyim, sen dinle. Sen söyle ben dinleyeyim. "
Karagöz: " De git Hacivat, baþka iþin yok mu senin? Alýrým ayaðýmýn altýna. "
Hacivat: " Gel aþaðý Karagözüm, gece uyku tutmadý. "
Karagöz: " Seni uyku tutmadý ama benim uykumu kaçýrdýn. "
Hacivat: " Uykunu mu kaçýrdým? Uykun nereye kaçtý? "
" Uykum sana kaçtý, " diyen Karagöz, pencereden Hacivat'ýn üstüne atlar. Boðuþmaya baþlarlar. Karagöz'ün elinden kurtulan Hacivat: " Dur Karagözüm, sana bir hesap sorusu sorayým, bilirsen hemen giderim. " der.
Karagöz: " Sor bakayým, benim hesabým kuvvetlidir. "
Hacivat: " Ýki iki daha kaç eder? "
Karagöz: " Hý.. "
Hacivat: " Yani ikiyle ikiyi toplasan kaç olur? "
Karagöz: " Kaç mý olur? Ýkiyle ikiyi toplasan kaç olur? "
Hacivat: " Tamam iþte Karagözüm, ben sana soruyorum. Ýkiyle ikiyi topla kaç buldun? "
Karagöz: " Sen kaç buldun? "
Hacivat: " Ben sorduðum sorunun cevabýný biliyorum. Sen biliyor musun? "
Karagöz: " Ben biliyorum. Sen bilmiyor musun? "
Hacivat: " Ben biliyorum. Sen biliyorsan söyle? "
Karagöz: " Ýki iki daha þey eder. Ya Hacivat, bu soru kolay, daha zorunu sor. "
Hacivat: " Sen bunu bil, daha zorunu sorarým. "
Karagöz düþünürken, aradan zaman geçer. Saða sola bakýnýp bir kurtarýcý ararken, Tuzsuz Deli Bekir çýkagelir. Hacivat'tan çok Karagöz'le haþýr neþirliði vardýr: " Vay Karagöz, arpacýk kumrusu gibi ne düþünürsün? Karadeniz'de gemilerin batamaz, kayýðýn olsa Marmara'da batardý. Bilmem anladýn mý? "

Karagöz bu matizden oldum olasý hoþlanmamýþtýr. Onun olduðu ortamda dut yemiþ bülbüle döner. Matize korkuyla karýþýk saygý duyar. Her zaman, matizin belindeki býçak olmasa ben bilirim yapacaðýmý, der. Ama ufaktan da olsa racon kesmeden duramaz: " Ya matiz, Hacivat beni gece rüyasýnda görmüþ. Sabah erkenden kapýma üþüþtü. Soru soracaðým, dedi. Þimdi sen söyle: Ýki iki daha kaç eder, ben bilemem mi? "
Matiz: " Bilemezsin. Bilirsen seni sokak sokak sýrtýmda gezdiririm. " Der ve belinden býçaðýný çýkarýr, aha bak þuraya yazýyorum, diyerek çömelip topraðý eþeler.

Bunun üzerine Karagöz sadece küçük deðil, büyük dilini de yutar. Sus pus olur ve gözlerini aþaðý indirir. Ýçinden, matiz geldi, beni Hacivat'ýn elinden kurtardý ama rezil etmese bari, diye düþünür.

Karagöz'ün süngüsünün düþtüðünü gören matiz Hacivat'a döner: "Bak Hacivat, ben ilk mektebin birinci sýnýfýna giderken, sýnýfýn en tembeliydim. Arap hoca bize dua öðretirdi. Evde kitaptan iyice çalýþýn, ezberleyin, gelin. Ýþte þu, þu dualarý okutucam, derdi. Ben evde tastamam dualarý ezberlerdim ama arap hoca karþýma dikilince dualarý unutuverirdim. Bana kýzardý, baðýrýrdý. Senenin ortasýna doðru bu Karagöz bizim sýnýfa geldi. Arap hoca beni býraktý, buna yöneldi. Karagöz araptan çok azar iþitti. Üçe gitmedi. Daha sonra baþka mahalleye taþýndýlar, bu da araptan kurtuldu. Arap hoca tekrardan bana döndü. Bir sene sonra ben de araptan kurtuldum, dörde gitmedim. "

Matiz derin bir iç geçirir, hal ve gidiþ böyle Hacivat kardeþ. Haydi, kalýn saðlýcakla, der ve yürüyüp gider. Karagöz ile Hacivat ise, az sonra selamlaþýp dostça ayrýþýrlar.

SON