Aralık 13, 2018, 18:58:15 ös

Gönderen Konu: Gölgesiyle Yarýþan Tay Masalý  (Okunma sayısı 211 defa)

Çevrimdışı Hüseyin102

  • İleti: 48
  • Karma: 3
    • Profili Görüntüle
Gölgesiyle Yarýþan Tay Masalý
« : Ekim 20, 2018, 18:39:18 ös »
At yarýþlarýnýn yapýldýðý þehir hipodromu çok kalabalýktý. Tribünler týklým týklým doluydu. Her pazar günü olduðu gibi, bu pazar da birinci olana büyük ikramiyenin verildiði yarýþlar yapýlacaktý. Birincilik için en büyük aday Kara Bomba isimli attý. Ýki yýla yakýn bir zamandýr bu þehirde yapýlan yarýþmalarýn tek ve mutlak hakimiydi. Simsiyah rengi, kocaman gözleri ve dev gibi uzun boyuyla o her zaman atlarýn en irisiydi. Daha uzun bir süre birinciliði kaptýrmayacaðý tahmin ediliyordu.

Diðer yarýþmacý atlar ise, Fýrtýna, Ak kýz, Pençe, Sürpriz, Zorlu, Tavþan ve Yekta idi. Yekta, böyle bir yarýþa ilk defa katýlýyordu, oldukça heyecanlýydý. Gerçi yetiþtirildiði yarýþ atý çiftliðinde çok iyi hazýrlanmýþtý, fakat genç ve tecrübesiz oluþu onu korkutuyordu. Ya birinci olamazsa?.. Böyle bir þeyi düþünmek bile istemiyordu. O zaman, sýradan bir yarýþ atý durumuna düþecek ve belki bu durum hep böyle sürüp gidecekti. Bin bir çeþit yarýþ hilelerinin yapýldýðý, düzenin ve entrikanýn bol olduðu bu yarýþlarda birinci olmak sadece süratli olmak ve dayanýklýlýk demek deðildi. Mesela, bazý yarýþlarda Tavþan tavþanlýk yapardý. Yarýþ baþlar baþlamaz öne geçer, temposunu gittikçe arttýrýr, atlarý yorar ve yarýþý býrakýrdý. Son düzlükte Kara Bomba yaptýðý bir atakla birinciliði kazanýrdý. Pençe isimli yarýþ atý Kara Bomba’nýn diðer yardýmcýsýydý. Yarýþ sürerken form durumu yüksek olan atlarý kollar, onlara çarpar, önlerine geçip hýzlarýný azaltýr ve Kara Bomba’nýn yarýþý kazanmasýný saðlardý.

Atlar, düzenli olarak baþlama yerinde sýralandýlar. Start için tabanca sesi duyulur duyulmaz, sekiz tane güçlü yarýþ atý ileri atýldýlar. Çýkýþý çok kuvvetli olan Tavþan hemen öne geçti. Yekta tüm çabasýna karþýlýk ikinci sýrada kalmýþtý.” Tüh be, Tavþan’ý kaçýrdým!..Bu Tavþan’ý zaten son düzlüðe kadar kimse geçemezmiþ. Yarýþýn ortasýna gelmeden onu mutlaka geçmeliyim. Haydi Yekta, daha hýzlý, daha hýzlý…”

1500 startý geçildiðinde Tavþan ikinci durumdaki Yekta’nýn üç boy kadar önündeydi. “ Bomba nerelerde ki, dönüp bakmalý. Tavþan bu süratiyle yarýþý tamamlayamaz. Vay, Bomba hemen arkamdaymýþ! Ne oluyor ya, ne dümen çeviriyor bunlar? Son düzlüðe kadar orta sýralarda saklanýrmýþ bu. Benden huylandýlar muhakkak. “

Yarýþýn ortasý: 1000 startý geçilirken, Tavþan isimli yarýþ atý aniden koþu pistinin kenarýna çýktý ve yarýþý býraktý. Yekta süratle onun yanýndan geçti ve birinci duruma yükseldi. Fakat yarýþýn bitmesine 1000 metre vardý ve Kara Bomba, Yekta ile arasýndaki farký gitgide kapatmaktaydý.

Son düzlüðe ( son 500 metre ) Yekta ile Kara Bomba baþa baþ girdiler. Nefesleri kesen bir mücadeleden sonra bitiþe 100 metre kala baþlayan Yekta’nýn öldürücü deparlarý yarýþý iki boy farkla kazanmasýný saðladý. Yekta mutluydu artýk çünkü ilk yarýþýný zor da olsa birinci olarak bitirmeyi baþarmýþtý. Yekta, Kara Bomba ve ekibiyle birçok defalar daha yarýþtý. Girdiði her yarýþta birinci oldu. Artýk bu þehir ona dar gelmeye baþlamýþtý. Dýþa açýlmalý, adýný daha geniþ çevrelere duyurmalý ve daha büyük yarýþlar kazanmalýydý. Nitekim girdiði bölge birinciliði koþusunu da kazanýnca, bir ay sonra yapýlacak olan ülke þampiyonluðu yarýþýna katýlmak için antrenmanlarýný daha da sýklaþtýrdý.

Hazýrlandýðý yarýþ atý çiftliðinde birçok yarýþ atý Yekta’ya deðiþik zamanlarda katýldýklarý yarýþmalarý anlattýlar. Yekta, onlarý büyük bir dikkatle dinledi. Görgüsünü, bilgisini arttýrdý. Yekta’ya göre, bilmenin, öðrenmenin sonu yoktu. Her yeni bilgi yeni bir þeyler öðretirdi. Önemli olan öðrendiklerine kendi düþüncelerinden yeni fikirler katarak “ özgün bilgi “ elde edebilmekti. Doðru düþünebilmek ancak kendini çok iyi tanýmakla mümkün olabilirdi. Bu da kiþisel erdem için gerekli olan “ oto kontrol “ yani kendi kendini kontrol etme yeteneðini saðlardý. Oto kontrol yeteneðinin düzenli olmasý, mükemmellik sýnýrlarýný zorlardý.

Günler günleri kovaladý. Her geçen gün Yekta’nýn gücüne güç katýyordu. Gittikçe daha süratli koþmaya ve mesafeleri daha kýsa zamanda aþmaya baþlamýþtý. Büyük yarýþa yedi gün kalmýþtý. Öðleden sonra özel olarak hazýrlanmýþ kamyona Yekta’yý bindirdiler. Kamyon, biraz sonra ülkenin en büyük þehrine gitmek üzere yola çýktý. Yolun yarýsý geçilmiþti ki, kamyon büyük bir gürültüyle yol kenarýndaki hendeðe yuvarlandý. Sonra derin bir sessizlik. Yekta’ya þans eseri bir þey olmamýþtý. Kapýsýnýn açýlmasýný bekledi. Gelen giden yoktu. Uzun bir süre uðraþtýktan sonra kapýnýn kilidini kýrmayý baþardý. Korkuyla dýþarý fýrladý. Yola çýktý. Çok uzaklarda tek tük ýþýklar görünür gibi oluyordu. Yarýþýn yapýlacaðý yer oralarda olmalýydý. Kamyon olmasa da olurdu. Kendi baþýma da olsam oraya varabilirim, diye düþündü. Koþmaya baþladý. Koþtu…Koþtu…

Aradan bir saatten fazla zaman geçti. Hava kararmaya,Yekta, þaþýrmaya baþladý. Ne oluyordu? Neden ortalýk hep aydýnlýk kalmýyordu? Karanlýk kadar anlamsýz þey var mýydý? Þaþýrmakta haklýydý. Gündüzleri açýk havada antrenman yapar, hava kararmadan içeriye girerdi. Ýçerde de ýþýklar gece gündüz yanardý. O, þimdiye kadar karanlýkta hiç kalmamýþtý. Yekta ay ýþýðý altýnda, yavaþ bir tempo tutturmuþ olarak kilometrelerce koþtuktan sonra birden ürperdi. Sol tarafýnda bir karartý vardý ve kendisini geçmeye çalýþýyordu. Hýzla baþýný çevirdi. Bir at !..

Yekta:
“ Kim ola ki? Nereden çýktý birdenbire? Neyse kim olduðu beni ilgilendirmez. Önemli olan beni geçmek üzere olmasý.Ýþte buna izin vermem!..Þimdiye kadar kimse bana toz yutturamadý. Tempoyu biraz arttýrayým, bakalým ne yapacak? “ diye düþündü. Yekta’nýn gölgesini geçmek için verdiði uðraþ bütün bir gece boyu devam etti. Sabaha karþý karanlýk yerini aydýnlýða býrakýrken Yekta’nýn gölgesi silinip gitti. Bir aralýk, kafasýný sol tarafýna çeviren Yekta onu göremedi. Saðýna baktý, yine yok. Arkasýna baktý, gerilere daha gerilere baktý. Rakibinin olaðanüstü tempoya ayak uyduramayýp yarýþý býraktýðýný zannetti. Hýzýný yavaþ yavaþ azalttý.

Yekta hafif bir tempo ile koþmaya bir saat kadar daha devam etti. Yarýþýn yapýlacaðý þehrin iþte ilk evleri gözükmeye baþlamýþtý. Yekta yolda rastladýðý bir sütçü beygirine at yarýþlarýnýn yapýlacaðý hipodromun nerede olduðunu sordu. Tarif edildiði üzere yoluna devam etti. Göðsü gururla kabarmýþ olarak, baþý dimdik vaziyette, þehrin ana caddesinden geçerken arabalar durmuþtu ve yol kenarýndaki insanlar gazetelerde, dergilerde birçok defalar resmini gördükleri, hakkýnda yazýlan yazýlarý okuduklarý bu þahane tayý çýlgýnca alkýþlýyorlardý. Hipodromun kapýsýnýn açýk olmasýndan yararlanan Yekta, içeriye girdi. Biraz sonra koþu pistine çýkmýþtý. Altý gün sonraki ülke birinciliði koþusu burada yapýlacaktý. Aðýr adýmlarla koþu pistinde tur atan Yekta o yarýþta birinci olmayý düþünüyordu mutlaka.

Yekta’yý getiren kamyonun devrildiðini haber alan sahibi olay yerine gelmiþti. Sürücü ile seyis yaralý olarak hastaneye kaldýrýldýlar. Yekta’nýn sahibi sabah olunca Yekta’yý aramaya koyuldu ve onun hipodroma geldiðini haber alýnca oraya gitti. Hipodromun kapýsýndan içeriye giren Yekta’nýn sahibi Yekta’yý koþu pistinde aðýr adýmlarla koþarken görünce “ Yekta… Yekta…”diye baðýrarak piste fýrladý. Hýzla koþarak Yekta’ya yetiþti ve onun boynuna sarýldý. Yekta neden sonra durumun farkýna vardý. Sahibi onu bu yabancý þehirde aramýþ ve bulmuþtu.

Yekta’nýn sahibi Yekta’yý bir arkadaþýnýn yarýþ atý çiftliðine götürdü. Yorgun durumdaki Yekta o günü ve ertesi günü dinlenerek geçirdi. Daha sonra koþu antrenmanlarýna baþlayan Yekta üç gün içinde eskisinden daha iyi bir form tuttu. Artýk hazýrdý ve birincilik için en þanslý kendisini görüyordu.

Yekta yarýþ günü kasýrga gibi esti. Daha ilk metrelerde yaptýðý korkunç atakla öne geçti. Çýlgýn gibi koþuyordu. Türkiye’nin en iyi yarýþ atlarý onun sürati karþýsýnda çaresiz kalmýþlardý. Açýk farkla ve rekor bir dereceyle yarýþý birinci olarak bitirdi. Bu birincilik onun pratik ile teoriyi en iyi þekilde birleþtirmesiyle oluþmuþtu. Sonuç olarak, mükemmele ulaþmýþ ve geçilmez ünvanýna sahip olmuþtu.

Türkiye Þampiyonu olan Yekta doðup büyüdüðü yarýþ atý çiftliðine geri dönünce coþkulu bir þekilde karþýlandý. Çiftlikteki yarýþ atlarý bahçedeki televizyondan yarýþý izlemiþler ve Yekta’nýn birinciliðine çok sevinmiþlerdi. Yekta birkaç ay sonra özel uçakla Ýngiltere’ye götürüldü. Yakýnda Avrupa þampiyonasý vardý ve Yekta bu yarýþta Türkiye’yi temsil edecekti. Yekta sýký bir antrenman programýna alýndý. Yaptýðý her antrenman onun derecesini giderek geliþtirmesine ve daha hýzlý koþmasýna yol açýyordu. Þampiyonaya birkaç gün kala Yekta’nýn Avrupa rekorunu zorlar hale gelmesi sahibini sevindirmiþti. Ama Yekta’nýn durumuna sevinmeyenler de vardý. Tribünlerde Yekta’yý diþlerini gýcýrdatarak seyreden birkaç kiþi onun ölüm fermanýný imzalýyordu:

“ Yekta, Yekta dedik aldýk baþýmýza belayý. Yarýþ atý deðil sanki fýrtýna. Yaptýðý þu dereceye bak. Son adýmýný biraz çabuk atsa Avrupa rekoru olacak. “

“ Ne demezsin. Bu sadece bir antrenman koþusu. Yalnýz koþuyor, kendisini zorlayan rakibi yok. Esas yarýþ olsa kesinlikle geçilmez. Þu anda Avrupa’daki en iyi yarýþ atý Yekta. “

Bir üçüncü kiþi ise: “ Bizim at Yekta’yý geçemez. O zaman ha ikinci olmuþsun, ha sonuncu. Yekta yarýþa girmese biz birinci oluruz. Bu gece Yekta’ya bir iðne vurursak ölür gider. Birincilik ödülünü alýr, harcarýz. Hem ülkemizin reklâmý olur. Reklâm iþi ülkeye döviz kazandýrýr. “

“ Tamam, bu gece üçümüz Yekta’nýn durduðu yere gireriz. Hepimizin elinde birer zehirli iðne. Yekta birimizden kaçsa ötekine yakalanýr. “

Gecenin ilerleyen vakitlerinde Yekta bir iç sýkýntýsý yaþýyordu. Huzursuzdu. Huzursuz olmasý, onun uyumasýný engelliyordu. Derinden gelen ayak sesleri duydu. Bu saatlerde bakýcýlar ahýra girmezlerdi. Yoksa gelenler yabancý mýydý? Amaçlarý ne olabilirdi? Yekta yine de aklýna kötü þeyler getirmedi. Bekledi. Biraz sonra ellerinde sopalarla, iðnelerle üç kiþi karþýsýna dikilince ürperdi. Korktu. Zalim adamlar aniden harekete geçerek bütün suçu iyi bir yarýþ atý olmak olan Yekta’ya sopalarla acýmadan vurmaya baþladýlar. Caný yanan Yekta birkaç adým gerileyince arkasý duvara dayandý. Adamlar, Yekta’nýn üstüne çullanýnca sert tepkiyle karþýlaþtýlar. Yekta þaha kalkarak güçlü ön ayaklarýný adamlardan birinin kafasýna indirdi. Adam, boþ çuval gibi yere düþtü. Yekta geri dönerek arka ayaklarýný savurdu. Darbe hedefini bulmadý ama iki adam niyet bozarak yerde yatan arkadaþlarýný sýrtlayýp olay yerinden uzaklaþtýlar.

Yekta daha sonra yerdeki sopalarý ve iðneleri bir torbaya koyup çöpe attý. Olanlarýn kimse tarafýndan bilinmesini istemiyordu. Kötülükler yayýlmamalýydý. Dünyada kötülükler iyiliklerden daha çoktu. Kötülük yapmak kolaydý, zor olan iyilikti. Yekta þimdi zoru baþarmýþtý. Adamlar kaçmýþtý. Belki bir daha kimseye kötülük yapmazlardý. Tekme yiyen adam yaþýyor muydu? Bunu bilemezdi. Adam yaþasa bile insanlar Yekta’yý kýsa bir süre de olsa gözetim altýna alýrlardý. Bir, iki gün antrenman yapmamak, Yekta’nýn Avrupa þampiyonu olamamasý demekti. Bu durum Yekta’yý psikolojik olarak çökertirdi. Geride ondan birincilik bekleyen koskoca bir ülke vardý. Milyonlarca insanýn hayali gerçek olmazdý. Yarýþ atý çiftliðinde arkadaþlarý vardý. Kendisine fikir bakýmýndan büyük destek olan can arkadaþlarý. Ülke þampiyonluðu ödülü gibi, Avrupa þampiyonluðu ödülünü de arkadaþlarýna verecekti. Güzelim altýn kupalar iki tane olacaktý.

Avrupa þampiyonasýnda Yekta taktik gereði ilk 300 metreyi orta sýralarda geçti. Yavaþ yavaþ temposunu artýran Yekta 1000 metre geçilirken az bir farkla öndeydi. Son 500 metreye dört at yan yana girdi. Yarýþýn bitmesine 50 metre kala bir aralýk dördüncü duruma düþmesine karþýn, hýnçla ileri atýlarak ciðerlerini parçalarcasýna gayret gösterdi ve yarýþý kazandý. Yekta, Avrupa Þampiyonu olmuþtu. Yekta, ülkesinde coþkulu bir þekilde karþýlandý. Gazete, radyo ve televizyon haberlerinde hep Yekta vardý. Avrupa’daki yayýn kuruluþlarý da Yekta’dan bahsediyordu. Aylar sonra Yekta’yý Amerika’da görüyoruz. O. New York’ta yapýlacak Dünya Þampiyonasý için buraya getirilmiþti. Otoriteler tarafýndan birinci olmasýna kesin gözüyle bakýlan Yekta, ne yazýk ki, Avustralya þampiyonuna geçildi ve ikinci oldu. Ödül töreninde dünya ikincisi Yekta gümüþ madalya boynuna takýlýrken neþeliydi. Kolay deðildi, bir yýldýr pek çok yarýþ kazanmýþ, hep birinci olmuþ, hiç geçilmemiþti. Dünyanýn en hýzlý koþan ikinci yarýþ atý olmak nice yarýþ atýnýn hayallerinin bile ötesindeydi. Gerçi dünya ikinciliði imkânsýz deðildi ama çok zordu. Yekta bu çok zoru baþarmýþtý.

Birkaç gün sonra Yekta’yý sýkýntý basmaya baþladý. Geçen günler ona baþarýsýný benimsetiyor, birinci olamamanýn verdiði üzüntüyü artýrýyordu. Giderek artan üzüntüye dayanamayan Yekta, New York’taki yarýþ atý çiftliðinden kaçarak Appalaþ Daðlarý’na gitti. Yekta, Appalaþ Daðlarý’nda gezerken ilerdeki çimenlikte otlayan vahþi atlar gördü. Bunlar Mustang atlarýydý.

Yekta, onlarýn yanýna giderek: “ Merhaba, beni de aranýza alýr mýsýnýz? “ diye sordu.

Mustanglarýn baþkaný olan Gera: “ Olur tabi, gel katýl bize arkadaþ “ dedi. Yekta, Mustanglarýn arasýna katýlýp, onlarla birlikte otlamaya baþladý. Ýyiydi, güzeldi buralar, Mustanglarla kaynaþýverdi.

Aradan bir saatten fazla zaman geçmiþti. Baþkan Gera, on kilometre ilerdeki çamlýða gidileceðini söyleyip, haydi, dedi ve koþmaya baþladý. Yekta’nýn katýlmasýyla sayýsý yirmiye ulaþan at sürüsü hýzla yol alýyordu. Mustang atlarýnda en güçlü olan ve en hýzlý koþan sürüye baþkan olurdu. Orta sýralarda koþsun, sürüye baþkan olsun? Böyle þey olmazdý. Sürü baþý geçildi mi, baþkanlýðý kaybederdi. Þimdi Gera farklý þekilde önde koþuyordu. Diðer atlar Gera’ya yetiþmek için çaba sarf ediyorlardý.

Yekta ise, hep son sýralarda koþtu. Çamlýða varýldýðýnda sadece iki atý geçmiþti, yani Yekta 18. olmuþtu. Yekta bunu kabullenmek istemedi. O, bir yarýþ atýydý ve kum veya çim pistte koþmaya alýþkýndý. Baþkan Gera, on kilometre ilerdeki çamlýða gidiyoruz deyip fýrlamýþ, diðer atlar da, onun peþine takýlmýþtý. En son koþmaya baþlayan ise, ne oluyor, ne çamlýðý diye düþünmesine bile fýrsat kalmayan Yekta’ydý. Gerçi çim üstünde de uzun süre koþmuþlardý ama sonra taþlýk bir araziden geçmiþler, daha sonra çalýlýk ve aðaçlýk bir yerde koþmak zorunda kalmýþlardý. Mustanglar, daha önce defalarca gidip geldikleri bu yolu ezberlemiþlerdi. Taþlýkta koþarken nereye basýlmasý gerektiðini, çalýlýktan, aðaçlýktan geçerken hangi yolun kestirme olduðunu biliyorlardý. Yekta bu sebeplerden dolayý her kilometrede bir adým gerilese on kilometrede on adým gerileyeceðini düþündü. Zaten Gera ile arasýndaki fark iþte o kadardý. Yekta, bir daha yarýþ pistlerine dönmedi. Hep daðlarda Mustanglar arasýnda kaldý. Geçen zaman genç Yekta’nýn gücüne güç kattý ve Gera bir gün Yekta tarafýndan geçildi. Mustanglara baþkan olan Yekta uzun yýllar baþkan kaldý.


Çevrimdışı Hüseyin102

  • İleti: 48
  • Karma: 3
    • Profili Görüntüle
Ynt: Gölgesiyle Yarýþan Tay Masalý
« Yanıtla #1 : Ekim 20, 2018, 18:40:21 ös »



Yekta’nýn baþkanlýðýnda Mustanglar aralarýnda iyi bir dostluk ortamý saðlamýþlardý. Yekta, Mustang atlarý ve eski baþkan Gera tarafýndan sorgulanýyor ve kendisine buraya gelmezden önceki hayatý hakkýnda çeþitli sorular soruluyordu. Bugün bir cümle, yarýn üç cümle derken, birkaç ay sonra Mustanglar arasýnda Yekta’nýn hayat hikâyesini öðrenmeyen kalmamýþtý. Bu arada grupta bulunan genç bir diþi at, Yekta’ya özel ilgi duyuyor ve her anýný Yekta ile paylaþmak istiyordu. Yekta da bu ata karþý ilgisiz kalmamýþtý. Baharýn gelmesiyle birlikte yeni doðan altý tay gruba katýlmýþtý. Bunlardan biri, Yekta’nýn oðluydu.

Günler günleri, haftalar haftalarý kovaladýkça, Yekta’nýn dikkatini bir þey çekmeye baþlamýþtý. Taylarýn aralarýnda yaptýklarý koþularda oðlunun hep önde olmasýný ve aradan zaman geçtikçe diðer taylarla arasýndaki farký arttýrmasýný gözlemliyordu. Oðlu bu iþi severse, emin ellerde uzun süreli bir yetiþtirilme evresinden sonra katýlacaðý yarýþmalarda birincilikler alýrsa, Türkiye ve Avrupa þampiyonluðu yarýþlarýný kazanýrsa, dünya þampiyonluðu yarýþýna katýlýr ve benim baþaramadýðýmý baþarýr dünya þampiyonu olursa, sýkýntýlar bir andan biterdi. Yakýþýrdý, Rüzgâr’a dünya þampiyonluðu yakýþýrdý.

Bir yaz sabahý Yekta, Rüzgâr ve Mustang atlarý ile birlikte yola çýktý. Hedefleri, Yekta’nýn sahibinin Amerika’daki arkadaþýnýn yarýþ atý çiftliðiydi. Oradaki insanlar, Rüzgâr’ýn fuleli koþularýný görünce mutlaka ilgilenirler ve sistemli bir çalýþmadan sonra yarýþlara katýlmasýný saðlarlardý. Baþarý geldikçe ilgi artar ve zirve düþünülürdü.

Çiftliði vardýklarýnda Yekta, sahibi tarafýndan gözyaþlarý içinde karþýlandý. Yekta’nýn sahibi, Yekta’yý, daðlardan gelen at grubunda çok uzaklardan fark etmiþ ve onlar daha çiftliðe varmadan koþarak yanlarýna gitmiþ ve Yekta’nýn boynuna sarýlmýþtý.

“ Güzelim benim, caným Yekta, nerelerdeydin? Dünya þampiyonluðu için þartlanmýþtýn, olsun, ikinci oldun. Bu yýl yapýlacak yarýþmaya girer ve þampiyon olurdun. Hemen pes etmek var mý be, aslaným? Bulut olmadan yaðmur, soðuk olmadan kar yaðar mý? Tabi ki, dünya þampiyonluðu yolunda önüne türlü engeller çýkacak, belki baþarý biraz gecikecek ama sabredeceksin ve kazanacaksýn. Ýyi her zaman vardýr. O zaman sen iyinin iyisi olmak için, çalýþacaksýn. Çalýþmadan baþarý kazanýlmaz. “

Sonraki günlerde Mustang atlarý bahçedeki büyük ekranda, videodan Yekta’nýn yarýþlarýný baþtan sona izlediler. Hele o dünya þampiyonluðu yarýþý: Yarýþ süresince Mustang atlarý ve Gera, tüm güçleriyle, haydi Yekta, haydi Yekta diye baðýrmýþlar ve yarýþ bitince Gera, bravo sana diyerek Yekta’yý alnýndan öpmüþtü. “ Sen bizim gönüllerimizin þampiyonusun Yekta. Sana bu yarýþ sonrasýnda bir kez daha hayran oldum. “ demiþti.

Bu arada yarýþ atý çiftliðinde bulunan yüze yakýn at, Yekta ile tanýþmak ve onun anýlarýný dinlemek için, fýrsat kolluyordu. Ertesi gün Avrupa’nýn en iyi altý yarýþ atý, dünya þampiyonluðu yarýþýna hazýrlanmak için, çiftliðe geldi. Yekta bunlarýn arasýnda bulunan Kara Bomba’yý hemen tanýdý. Demek ki, Kara Bomba, Türkiye Þampiyonu olmuþ ve Avrupa’da dereceye girmiþti. Þimdi Yekta’nýn kafasýný þu soru kurcalýyordu: Kara Bomba, Avrupa kaçýncýsý olmuþtu?

Kara Bomba kendilerini karþýlayan çiftlikteki atlarýn ön sýrasýndaki Yekta’yý görüp yanýna geldi:
“ Yekta, nasýlsýn? Beni tanýdýn mý? “

Bunun üzerine gülümseyen Yekta þöyle konuþtu:
“ Tanýmam mý? Kara Bomba’yý nasýl tanýmam? Senin bilmem kaçýncý yarýþýndý ya, benim ilk yarýþýmda kýyasýya mücadele etmiþtik. Daha sonraki zamanlarda pek çok defa yarýþmýþtýk. Ben bölge þampiyonu olduktan sonra, bir daha yarýþamadýk. “

“ Doðru. Sonradan sen Türkiye ve Avrupa Þampiyonu olunca þöhretin iyice arttý. Bütün tanýdýðým yarýþ atlarý sana benzemek ve senin gibi üstün baþarýlar elde etmek için, çalýþmalarýný iki, üç katýna çýkardýlar. Anlayamadýðým bir þey var: Neden dünya ikincisi olunca ortadan kayboldun? Sonrasý hakkýnda türlü hikâyeler duydum. “

“ Bak Kara Bomba, ben birincilik için yaratýlmýþým. Girdiðim her yarýþý birinci bitirmeliyim. Dünya ikinciliði beni sarmadý. Ýlk günler sevinmiþtim ama sonradan birinci olamamanýn verdiði üzüntü giderek aðýrlaþtý. Beni tanýyan her þeyden uzaklaþmak istedim. Bu çiftlikten ayrýlýp daðlara gittim. O daðlarda, Mustanglarla tanýþtým. Mustanglarla tanýþmamýn bana faydasý büyük oldu. Onlarýn baþkaný Gera’yla dost olduk. Bu arada bir oðlum oldu. Adý: Rüzgâr. Gel seni onlarla tanýþtýrayým. “

Yekta, daha sonra Kara Bomba’yý, ailesiyle ve Mustanglarla tanýþtýrdý. Bir arada olmanýn verdiði hazla, güzel sohbetler yaptýlar, þeker yediler, tatlý konuþtular.

Ertesi gün sabahýn ilk ýþýklarýyla birlikte yarýþ atý çiftliðinin sýnýrlarý dýþýna çýkan Yekta ile Kara Bomba, en derin yeri bir karýþ olan derede ilerlemeye baþladý. Bu ilerleme enine deðil boyunaydý. Derenin akýþ istikametinin ters yönüne doðru gidiyorlardý.

Yekta:
“ Sormasý bilmem yanlýþ olur mu? Kara Bomba, sen Avrupa kaçýncýsý oldun da buraya geldin? “

Kara Bomba:
“ Bak onu söylemeyi unuttum. Avrupa üçüncüsü oldum, ama sen buna aldanma. Buraya kesin dünya þampiyonu olmak için geldim. “

Yekta:
“ Dünya þampiyonu olmak istemene sevindim. Hedefinden asla þaþma. Umarým yarýþmada elinden gelenin fazlasýný yaparsýn ve dünya þampiyonu olursun. Türkiye, uzun yýllardýr bu yarýþmaya katýlýyor fakat bir dünya þampiyonu çýkaramadý. Yazýk bize. “

Kara Bomba:
“ Hiç de yazýk deðil. Acýnacak halde deðil, özenilecek haldeyiz. Herkes sana özeniyor, imreniyor. Türkiye’deki yüzlerce yarýþ atýnýn hayallerini süslüyorsun. Nerede üç, beþ yarýþ atý görsem, hepsi senden bahsediyor. Bir yýl içinde girdiðin her yarýþý kazanýp dünya ikinciliðine kadar yükselmen akýl almaz bir gücün, kuvvetin, kudretin sembolü. Yekta, vazgeçmez, hedefine ulaþýr, zirveye çýkar, döner döner yine yener, diyorlar. “

Kara Bomba’nýn son sözleri üzerine Yekta aniden durdu. Kara Bomba da Yekta’dan iki adým ilerde durdu. Kara Bomba geriye döndü. Yekta sordu:
“ Dur bakalým, Kara Bomba! Sen ne demek istiyorsun? Ne söylemek istiyorsun? Çýkar aðzýndaki samaný. “

“ Ben aðzýmdaki samaný çýkarýrým. Eteðimdeki sýrlarý da dökerim. Yarýþ atlarý arasýnda aldatmaca olmaz, yalan söylenmez. Þu son bir yýldýr sýrf Türkiye ve Avrupa þampiyonu olup, Amerika’daki bu yarýþ atý çiftliðine gelebilmek için, geceleri bile antrenman yaptým. Türkiye þampiyonu oldum, Avrupa þampiyonu olamadým ama olsun, buraya gelmeyi baþardým. Amacým, kaybolduðun bu yerlerde seni arayýp bulmak ve dünya þampiyonluðu yarýþýna katýlman için, seni ikna etmekti. Geçen yýl ikinci olduðundan dolayý, bu yýl yapýlacak yarýþmaya kontenjandan katýlabilirsin. Bildiðin gibi ilk üçe girenler, sonraki yarýþmaya direk katýlabiliyor. Avrupa’dan bu yarýþmaya katýlmak için gelen diðer beþ arkadaþ da, benimle ayný görüþte. Yekta mutlaka bu yarýþmaya katýlmalý diyorlar çünkü Avrupa on yýldýr dünya þampiyonu çýkaramadý. Hepimizin hýzý, derecesi, gücü belirli. Bu yýlki yarýþmaya diðer kýtalardan katýlanlar arasýnda geçen yýlýn þampiyonu Avustralyalýyý geçecek at yok. Avustralyalý, bu gezegende kimse beni geçemez, diyormuþ.

Þu son bir yýldýr beþ kýtada girdiði elli iki yarýþmada hiç geçilmedi. Söylediði yalan deðil. Boþ keseden atmamýþ, dolu keseden atmýþ. Þimdi o dolu keseden atýp tutarken, ben orada olsam ve ona desem ki: Birincisin ama seni geçecek bir at mutlaka bulunur. Avustralyalý derse bana:

“ O at sensen çýk karþýma. Benimle teke tek bir yarýþa var mýsýn? 2400 metrelik yarýþta 50 metre avans veririm. Eðer beni geçersen, söz sana, bir daha yarýþlara katýlmam. “

Ýþte böyle Yekta. Avustralyalýyla yarýþýrým yarýþmasýna ama rezil olmak var iþin ucunda. Bir de beni geçer, sonra dünya bana güler. Avustralyalý bana deðil de sana, çýk karþýma avanssýz yarýþalým, dese onunla böyle bir uðraþa girer miydin? Sence Avustralyalýyý yarýþta geçer misin? Bence geçersin. Bilmem kaç kilometre koþarak buraya geldik, sende yorgunluk belirtisi görmedim. Dað havasý sana yaramýþ. Enerji dolusun. Bir yýl önceki Yekta ile þimdiki Yekta arasýnda ortaçað ile yeniçað arasýndaki fark kadar fark var. Boyun uzamýþ, irileþmiþsin, adalelerin fazlasýyla geliþmiþ. Yarýþman mümkün olsa, geçen yýlki Yekta’yý farklý geçersin. Avustralyalý girdiði her yarýþý kazanýyor ama geçen yýl yaptýðý dereceyi fazla ilerletemedi. Þu takdirde sen Avustralyalýyý geçersin. “

Kara Bomba’nýn uzunca konuþmasýnýn ardýndan söz sýrasý Yekta’ya geldi:
“ Bana vermek istediðin mesajý aldým. Avrupa’dan gelen arkadaþlarla da konuþalým. Sen Avrupa üçüncüsü olmuþtun. Birinci, ikinci kimler olmuþtu? “

“ Birinci Ýngiliz, ikinci Fransýz, üçüncü ben yani Türkiye, dördüncü Rus, beþinci Ýspanyol ve altýncý Polonyalý. “

“ Artýk dönelim. Sen arkadaþlarla konuþ. Konu hakkýnda ne söylemek istiyorlarsa söylesinler. Eleþtirilecek durum varsa eleþtirsinler. Ben dünyada eleþtirilemeyecek hiçbir fikir ve düþünce sistemi olacaðýný sanmýyorum. Çeliþkilerle dolu fikirleri yüzde yüz doðrudur diye sunamazsýn. Bir hayali gerçektir diye lanse edemezsin. Bu budur daha iyisi yoktur, çatlarsýn, diye tehdit edemezsin. Aklýmýn, mantýðýmýn almadýðý, doðruluðu ispatlanmamýþ bir olayý kabul etmem mümkün deðil. Kara Bomba, birinci Ýngiliz demiþtin deðil mi? Nasýl biri bu Ýngiliz? Bana kýsaca tanýt. “

“ Baþkalarýnýn fikirlerine önem veren, onlarý dinleyen fakat kendi fikirlerini her zaman geçerli kýlan bir tip. Siz düdüklerinizi öttürün oysa benim borazaným farklý öter ve daha kalýcýdýr, demesiyle meþhurdur. Yarýþmalarda bambaþka bir kimliðe bürünür. Koþarken, temposunu rakibine göre deðil, kendine göre ayarlar. Geride kaldým, öne geçmeliyim, diye bir çaba içine girmez. Bütün amacý, ipi en önde göðüslemektir. Birinci olmaktan büyük keyif alýr. "

Daha sonra Yekta ile Kara Bomba çiftliðe geri döndüler. Ertesi gün taylar arasýndaki koþularda Rüzgar fazlasýyla dikkat çekti. Genç yaþýna karþýn, yarýþ atlarý arasýnda gücünü gösteriyor ve birinci oluyordu. Yekta'nýn sahibi ve Amerikalý arkadaþý iþte bu dediler ve Rüzgar'ý çalýþtýrmaya baþladýlar. O yýl Avustralyalý dünya þampiyonu oldu. Yekta'nýn katýlmadýðý bu yarýþta Ýngiliz ikinci oldu. Avrupa'dan katýlanlar arasýnda diðer en iyi dereceyi Kara Bomba yaptý ve altýncý oldu. Ertesi yýl önce Türkiye sonra Avrupa þampiyonu olan Rüzgar dünya þampiyonluðu yarýþýnda Avustralyalýyý geçti ve birinci oldu. Sonraki yýllarda Rüzgar arka arkaya dünya þampiyonu olarak Türk'ün gücünü dünyaya duyurdu. Bu zaman süresince Yekta hep Amerika'da kaldý. Daðlarda Mustanglar arasýndaydý. Ara sýra düze inip yarýþ atý çiftliðine geldi ve bahçedeki dev ekrandan Rüzgar'ýn yarýþlarýný izledi. Oðlu birinci oldukça kendi kazanmýþcasýndan bin kat fazla sevindi.

SON


Yazan: Serdar Yýldýrým