Eylül 28, 2020, 11:01:33 öö

Gönderen Konu: Robot Kartal  (Okunma sayısı 3839 defa)

Çevrimdışı Hüseyin102

  • İleti: 48
  • Karma: 3
    • Profili Görüntüle
Robot Kartal
« : Şubat 03, 2018, 18:27:58 ös »


Profesör Jack Stingo üniversitedeki görevinden arta kalan zamanlarda
laboratuvar haline getirdiği evinin bodrum katında çeşitli deneyler yapıyor,
yeni buluşlar gerçekleştirmeye çalışıyordu. Son birkaç yıldır bütün dikkatini
robot kartal yapımına vermiş ve çalışmalarını bu yönde yoğunlaştırmıştı. Gerçi
şimdiye kadar iki robot kartal yapmış ve bunları şehrin varoşlarındaki evinin
geniş bahçesinde uzaktan kumanda ederek uçurmuştu, ama onun asıl amacı bu
değildi.

Profesör Jack Stingo sıranın son derece geliştirilmiş bir robot kartal yapımına
gelmiş olduğunu biliyordu. Bu robot kartal diğer robot kartallardan pek çok
farklı özelliklere sahip bulunacaktı: Kafasının içine yerleştirilmiş mini
bilgisayar aracılığıyla bilmesi gereken tüm bilgilere sahip olacak ve bu
bilgilerin ışığında kartallarla yakın ilişkiler kurarak onların yaşantılarını
araştıracaktı. Edindiği izlenimleri kafasındaki mini bilgisayarda değerlendirip
anında profesörün laboratuvarındaki bilgisayara geçecekti. Ayrıca gözlerindeki
kameralar ile gördüğü her şey laboratuvardaki bilgisayarın ekranında profesörün
görüşüne açık olacaktı.

Yeni ve değişik bilgiler öğrenmek isteği insan zekasının vazgeçilmez tutkusuydu
ve bilinen ile yeterli kalınmayıp bilinmeyeni de bilmek için harcanacak çaba,
insanoğlunun gelecekte edineceği yeni bilgilere atlama taşı olabilirdi, her
yeni bilgi insanlığın yararına sunulabilirdi.

Profesör Jack Stingo üç yıl süren yorucu bir çalışmadan sonra, robot kartalın
yapımını tamamladı; robot kartalı bahçeye çıkardı, laboratuvara döndü,
bilgisayarın başına geçti ve uzaktan kumanda aletini çalıştırarak robot
kartalın uçmasını sağladı. Robot kartal evin üzerinde birkaç tur attıktan sonra
dağlara doğru yöneldi. Sarp ve yalçın kayalıklarda yaşayan kartalların arasına
karışıp, onların yaşantılarını araştıracaktı. Robot kartal bir süre uçtuktan
sonra çok yükseklerde geniş daireler çizerek uçmakta olan bir kartal gördü. Bu
kartal ne yapıyordu böyle? Onun geniş daireler çizerek uçmaktaki amacı neydi?
Bunu ona sormak lazımdı. Yükseldi. Kartalın yanına yaklaşınca:

“ Özür dilerim, niye dönüp duruyorsun orada? “ diye sordu. Bunun üzerine kartal
sert ve çok şiddetli bir tepki gösterdi:

“ Sus, kaç oradan, işin yok mu senin? Defol git buradan…”

Robot kartal hemen oradan uzaklaştı. Bu ne biçim kartaldı böyle? Özür dileyip,
niye dönüp duruyorsun diye sormuştu. Peki kartal neden onu kovmuştu? Robot
kartal o geceyi sakin geçirdi. Ertesi sabah sarp ve yalçın kayalıklara
yaklaşmıştı ki bir kartal yuvası gördü. Yuvada iki kartal ve bir yavru vardı,
onlara doğru yöneldi. Aynı anda iki kartal yuvadan ayrılıp hızla uçarak robot
kartalın önünü kestiler. Kartallardan biri:

“ Sen ne yaptığını sanıyorsun? Bu ne münasebetsizlik? Dün av takibindeydim, tam
dalışa geçecekken beni lafa tuttun, avımı kaçırdın. Bugün ise yuvama gelmeye
çalışıyorsun. Bunlar korkunç hatalar ve kesinlikle affı yoktur. Dünyanın
neresinde yaşarsa yaşasın bir kartalın bunları bilmesi gerekir. Neden bilmem
senin bu hataları bilmeden yaptığını düşünüyoru m. Eğer bilseydin karşımda
böylesine soğukkanlı duramazdın. Şimdi hiçbir şey söylemeden çek git buradan ve
bir daha karşıma çıkma. Üçüncü hatanda parçalarım seni.. Bak hala duruyor ”
dedikten sonra robot kartalın üstüne atılmak istedi. Robot kartal aniden geriye
dönerek, son sürat oradan kaçmaya başladı. Kartallar, robot kartalı bir süre
kovaladıktan sonra yuvalarına döndüler. Robot kartal yarım saat kadar uçtuktan
sonra bir dağın yamaçlarındaki kayalıklara indi. Çevre oldukça sessizdi.
Kafasındaki mini bilgisayarda olayları değerlendirmeğe, tüm konuşulanları
profesörün bilgisayarına geçmeye başladı. İşlem tamamlandıktan sonra hangi yöne
doğru uçması gerektiğini bulmaya çalışırken, bir kartal sesi duydu.

“ Hey arkadaş!..Orada ne yapıyorsun? Yanına gelebilir miyim? “ Robot kartal
başını sola çevirip baktı. İlerde bir kartal kayalıklara konmuş ve bir kanadını
sallıyordu. “ Konuşmak istersen yanına gelebilirim. Gelmemi ister misin,
arkadaş? “ Bu, robot kartalın arayıp da bulamadığı fırsattı.İşte fırsat ayağına
kadar gelmişti.Buna şans denirdi ve bu şansı kaçırmazdı.

“ Gel arkadaş, gel, gel de konuşalım. ” Kartal uçtu, robot kartalın yanına
kondu.

“ Bir süredir seni izliyorum, arkadaş. Az önce epey dalgındın, sanki gövden
buradaydı, fakat aklın başka yerdeydi veya öyle gibi göründün bana diyelim. “

“ Söylediklerin bir şekilde doğru sayılabilir. Her şeyin bir nedeni vardır.
Buradan hareketle geriye gidersen oluşa, ileri gidersen sonuca varırsın. “

“ Sonuca varmak o oluşun nedenlerini ortadan kaldırmakla ortadan kaldırmakla
mümkündür. Öyle değil mi arkadaş? “

“ Çok çok doğru..Sözü fazla uzatmayalım. Ben Profesör Jack Stingo adındaki bilim
adamı tarafından yapılmış olan bir robot kartalım. Kartalların yaşantılarını
araştırmakla görevliyim. Dünyadaki kartalların sayısı giderek azalmakta. Bu
durum insanlar tarafından biliniyor ve kartal nesli yok olmasın diye çalışmalar
yapılıyor. Profesör benim aracılığımla elde ettiği bilgileri insanlığın
görüşüne sunacak ve insanların kartallar hakkında bildikleri yeni bilgilerle
pekişecek. Bu bilgilerin ışığında yapılacak çalışmalar, kartalların çoğalmasını
sağlayacak. Bir kartal olarak böylesine faydalı bir amaca hizmet etmek görevin
olmalı. ” Kartal bir süre şaşkın şaşkın robot kartalın yüzüne baktıktan sonra
kendini toparladı.

“ Demek sen bir robot kartalsın. Oldukça değişik davranışlar içindeydin, fakat
sen söylemesen bir robot olduğunu anlayamazdım. Her neyse biz kartallar
çoğunlukla gündüzleri avlanırız. Her kartalın ayrı bir av sahası vardır. Bir
kartal başka bir kartalın av sahasına giremez. Bu yasaktır. Av peşindeyken ve
yuvamızda dinlenirken rahatsız edilmekten hoşlanmayız. Eğer rahatsız eden olursa
tepki görür, haddi bildirilir. Kendi aramızda pek itiş kakışımız olmaz. Bunun
nedeni aile dışında çok nadir olarak iki kartalın bir araya gelip görüşmesidir.
Bildiğin gibi kartallar göklerin hakimidir. Hiçbir uçan yaratık bizimle havada
boy ölçüşemez. Yuvalarımızı dağların doruklarına, kayalıkların en sarp ve
ulaşılmaz yerlerine yaparız. Oralarda yabancı gözlerden uzakta yaşarız. Bazen
nereden bilmem çıkar bir yılan yuvadaki yumurtalara musallat olur. Yuvada üç
yumurta olsa birini, ikisini garanti bu yılanlar kapar.

Bir an bile boş bulunmaya gelmez yuvada yumurta varken. Biz de her gün pek çok
yılan avlarız fakat çabuk ürediklerinden sayıları hiç azalmaz bu yılanların.
Hani olsa bir türlü olmasa bir türlü..Bir de insanlar tüfeklerle vururlar
kartalları, öldürürler..Kartal eti yemezmiş insanlar peki neden öldürürler o
zaman kartalları? Hayır, böyle anlamsız şey olmaz. Kartallar olmasa her taraf
yılan, çıyan dolar. Tarla faresine adım başında rastlanır. Bu tarla fareleri
bir çoğalsalar ne tarla kalır, ne bağ, ne bahçe. Bütün mahsulü silip
süpürürler. Bunun sonucu aç kalan yine insanlar olur, benden söylemesi. ”

Daha sonraki konuşmalar soru-cevap şeklinde oldu. Robot kartal kafasına takılan
konuları kartala sordu, o da bu soruları cevapladı. Bir süre daha konuştuktan
sonra robot kartal:   “ Bu kadarı yeterli, teşekkür ederim, arkadaş ” dedi. Kartal: “ Asıl ben
teşekkür ederim, arkadaş ” dedi ve uçup gitti. Robot kartal hemen konuşulanları
profesörün bilgisayarına geçti. Birkaç gün daha çevrede gözlemlerini sürdüren
robot kartal profesörden görev tamamlandı sinyalini alınca dönüş yolculuğuna
başladı. Elde edilen bilgiler profesör tarafından derlenip toparlandıktan sonra
yayım yoluyla insanların görüşüne sunulacaktı.


Yazan:  Serdar Yıldırım

Robot Kartal - Sıradışı Yayıncılık - Yayın yılı: 2011 - 16 sayfa



« Son Düzenleme: Şubat 13, 2020, 20:00:12 ös Gönderen: Hüseyin102 »