Eylül 15, 2019, 17:15:58 ös

Gönderen Konu: Futbolcu Ayka  (Okunma sayısı 1073 defa)

Çevrimdışı Hüseyin102

  • İleti: 48
  • Karma: 3
    • Profili Görüntüle
Futbolcu Ayka
« : Aralık 24, 2016, 11:04:53 öö »

Ayka  küçük bir çocuktu. Çok seviyordu  Ayka  futbol oynamayý, top peþinde koþmayý. Ayka’nýn  maçýný seyreden bir yabancý  sekiz – on çocuk arasýnda  Ayka’yý  hemen  fark ederdi. O, maç süresince hiç durmaz, devamlý koþar, forvet oynamasýna karþýn, gol atmak kadar gol yememenin maç kazanmaktaki önemini bilir ve defanstaki arkadaþlarýna sýk sýk yardýma gelirdi. Ayka gerçekten iyi bir golcüydü. Rakip ceza sahasý içinde yakaladýðý toplarý affetmez, gole çevirirdi. Bir maçta üç – dört gol atmak Ayka için sýradan bir olaydý. Arkadaþlarý arasýnda yaptýklarý maçlarda Ayka þimdiye kadar baþý önde sahadan hiç ayrýlmamýþtý.

Ayka büyüdükçe aralarýnda yaptýklarý maçlarý yeterli görmemeye baþladý. Artýk kendi mahallesinde maç yapmaktan kurtulmalý, þehrin diðer mahallelerinde bulunan çocuklarla da maç yapmalýydý. Ancak bu þekilde futbolunu ilerletebileceðini düþünüyordu. Büyüdüðü zaman iyi bir futbolcu olmak istiyordu. Ayka diðer çocuklarýn birer takým kurmuþ olduklarýný, kendilerinin de bir takým kurmalarý gerektiðini, daha sonra o takýmlarla maç yaparak tecrübelerini arttýrmalarýnýn mümkün olacaðýný arkadaþlarýna söyleyince bu öneri kabul edildi. Takýmýn adý Çelikspor olacaktý.

Çelikspor ilk maçýnda takýmda birlik olmamasý ve oyuncularýn gol atma sevdasý yüzünden ilk devreyi  2 – 0  yenik kapadý. Devre arasýnda arkadaþlarý  birbirini suçlarken, Ayka biraz ötede yere oturmuþ, onlarý kýzgýn bir vaziyette izliyordu. Ýkinci devre takýmýn en arka sýrasýnda sahaya çýkan  Ayka  kararýný çoktan vermiþti. Kesinlikle ileri gitmeyecek, defansýn en gerideki oyuncusu olarak libero oynayacaktý. Ýkinci devre Çelikspor’un  yoðun baskýsý altýnda baþladý. Saðdan – soldan ataklar Çelikspor’dan  geliyordu. Fakat bu ataklar bir sonuca baðlanamýyor, gol olmuyordu. Bu arada Ayka rakip takýmýn ani olarak geliþtirdiði ataklarda çoðu zaman iki – üç rakip oyuncuyla tek baþýna mücadele ediyor, onlarýn gol atmasýna engel olmak için kendini yerden yere atýyor, takýmý bir gol daha yemesin diye, akýllara durgunluk verecek bir þekilde gücünün sýnýrlarýný sonuna kadar zorluyordu.

Ýkinci devrenin ortalarýna doðru orta sahada boþ bir top yakalayan  Ayka saða doðru yöneldi. Önüne çýkan iki oyuncuyu geçtikten sonra  korner direði yakýnlarýndan topu kaleye ortaladý. Topu çok iyi takip eden Çelikspor kaptaný güzel bir kafa vuruþuyla ilk golü attý. Çelikspor’ lu  oyuncular kaptanlarýný sevinçle kucakladýlar. Gollük ortayý Ayka’nýn yaptýðýnýn hiçbiri farkýnda deðildi sanki. Ayka’ya dönüp bakan bile yoktu. Ayka da gidip kaptaný tebrik etmedi, defanstaki görevine döndü. Maçýn son dakikalarýnda Çelikspor bir gol attý ve maç 2 -2  berabere sona erdi.

Çelikspor bir hafta sonra ikinci maçýný oynamak için sahaya çýktý. Ayka listede forvet yazýlmasýna karþýn, maç baþladýktan bir – iki dakika sonra defansa döndü. Ýlk maçta yaptýðý hataya düþerek karþý takýmýn kalabalýk defansý arasýnda  kaybolmak istemiyor, savunmayý garantiye alarak planýný gol yememek üstüne kuruyordu. Nasýlsa arkadaþlarý bir gol atarlar ve maçtan galip ayrýlýrlardý. Çelikspor  rakip takýmdan daha atak oynuyor fakat dakikalar geçtikçe beklenen gol bir türlü gelmiyordu. Ýlk devre  0 – 0  sona erdi. Ýkinci devre Çelikspor ataklarýný daha da sýklaþtýrdý. Bir aralýk orta sahada topla buluþan Ayka topu sürmeye baþladý. Pek üzerine gelmiyorlardý. Oyunun baþýndan beri defansta oynadýðý için dikkati çekmemiþti. Ayka kaleye doðru yaklaþtý. Üzerine gelen iki oyuncunun arasýndan sýyrýldý. Artýk kaleciyle karþý karþýyaydý. Ayka sert bir þutla ilk golü attý. Golden sonra arkadaþlarý Ayka’yý  tebrik ettiler. Daha sonra Ayka ileriye dönük oynamaya baþladý. Bu,  Çelikspor’a  canlýlýk getirmiþti. Nitekim sonraki dakikalarda iki gol daha atan Çelikspor sahadan  3 – 0  galip ayrýldý.

Ayka  daha sonraki maçlarda hep forvette oynadý, pek çok gol attý. Geçen zamanla birlikte Ayka da büyüyor, geliþiyordu. Bir gün takým kaptaný Ýsmail, Ýnegölspor  genç takýmýndan teklif aldýðýný,  artýk Çelikspor’dan  ayrýlacaðýný söyledi ve arkadaþlarýyla vedalaþarak gitti. Bunun üzerine Ayka,  Ýnegöl Ýdmanyurdu genç takýmýna giderek antrenmanlara kendisinin de katýlýp denenmesini, eðer beðenilirse, bu takýmda oynamak istediðini söyledi.

Ayka  ilk antrenman maçýnda birbirinden güzel 3 gol atýnca  teknik direktör, Ayka’yý takýma aldýðýný  açýkladý ve baþarýlar diledi. Ayka daha sonraki antrenman maçlarýnda attýðý gol adedini giderek fazlalaþtýrdý. Süratli ve hýzlý oyunu sayesinde bazen  4 – 5  gol attýðý bile oluyordu. Takýmda onun kadar çok gol atan oyuncu yoktu. Ayka zamanla teknik direktörün bu durumu görmezden geldiðini fark etmekte gecikmedi. Arada bir  2 – 3  gol atan oyuncu takdir edildiði, bravo, bugün çok iyisin, diyerek alkýþlandýðý halde kendisinin bir kez olsun tebrik edilmediðini gördükçe caný iyiden iyiye sýkýlmaya baþladý. Bu durumun nedenini çok düþünüyor fakat mantýksal bir açýklamasýný yapamýyordu.

Birkaç ay sonraki o son antrenman maçýnda Ayka’nýn  söylediklerinde ne kadar haklý olduðu ortaya çýkacaktý. Genç takýmlar arasýndaki maçlar haftaya baþlýyordu. Teknik direktör ideal kadroyu bugün belirleyecekti. Oyuncular canlarýný diþlerine takýp oynamalý ve kadroya girmeliydiler. Bazý oyuncular arkadaþlarýný getirmiþti, hatta kardeþlerini bile getirenler vardý. Ayka bunlarýn çoðunu ilk kez görüyordu, daha önce hiçbir antrenmana gelmemiþlerdi. Teknik direktör  A takýmýnýn kadrosunu okuduðunda Ayka ismi bu kadroda yoktu,  A takýmýnýn yedeklerinde bile. Halbuki bu kadrodakiler devamlý olarak antrenmanlara çýkan oyunculardý. Ayka’nýn da  A  takýmýnda yer almasý gerekirdi. Ayka da onlarla birlikte bu günler için hazýrlanmýþ, hiçbir antrenmaný kaçýrmamýþ, yaðmur - çamur demeden antrenmanlara gelmiþ, ter dökmüþtü. Olsun, diye düþündü, Ayka. Ben  B takýmýnda da oynar, kendimi gösteririm.

Biraz sonra  B  takýmýnýn kadrosu okunduðunda Ayka  B  takýmýnda bile isminin geçmediðini üzülerek gördü. B  takýmýnda oynayacak oyuncularýn çoðu ilk kez antrenmana geliyorlardý. Teknik direktör daha sonra  B  takýmýnýn yedeklerini okudu. Yedekler  5  oyuncudan oluþuyordu ve son isim olarak  Ayka  denmiþti. Takýmlar sahadaki, yedekler de saha kenarýndaki yerlerini aldýlar ve teknik direktörün düdüðüyle maç baþladý. Ayka oturup kaldýðý yerde hýrsýndan titriyordu. “ Vay vay vay.. Demek öyle ha.. Demek artýk kartlarýný açýk oynuyorsun. Ne yaptým sana ben, ne istedin benden?  Fakat gelip de beni oynat diye yalvarmam sana. Ýkinci devre baþlarken yedeklerin hepsi oyuna girecek dedin. Ne diyeyim ikinci devre görüþürüz senle. “

Birinci devre sona erdiðinde  A  takýmý  2 – 1  galip durumdaydý. Devre arasýnda teknik direktör  A  takýmý oyuncularýna:  “  Ýyi oynuyorsunuz, fakat pek çok gol pozisyonunu cömertçe harcadýnýz. Takýmda gol kýsýrlýðý var. Gol atýn,  gol.. “  dedikten sonra,  A  takýmýndaki oyunculardan bazýlarýný çýkarýp yerlerine  A  takýmýnýn tüm yedeklerini oyuna dahil etti. B  takýmýnýn  3  oyuncusu da oyundan çýkarýldý, yerlerine  3  yedek oyuncu alýndý. Þimdi o kadar oyuncu bolluðu arasýnda ikinci devre bile oyuna baþlayacak yeterlilikte bulunmayan  B  takýmýnýn  2  yedeði kalmýþtý. Biri  yeni gelen birisi, diðeri de Ayka?  Sözde ikinci devre baþlarken yedeklerin hepsi oyuna girecekti.

Maçýn bitmesine  15 dakika kalmýþtý ki,  B  takýmý  4. golü yedi. Durum  4 – 1  olmuþtu. Bunun üzerine teknik direktör  B  takýmýndan  2  oyuncuyu çýkardý ve son kalan 2  yedeði oyuna dahil etti. Ayka maçýn bitmesine az bir süre kaldýðýnýn farkýndaydý. Bu sürede tüm gücünü sarf edecek,  hiç olmazsa bir gol atýp, onu utandýracaktý. Ayka top nerede ise oraya koþtu, çok çalýþtý, didindi, kan ter içinde kaldý. Ayka’nýn  oyuna girdiði andan itibaren birbirlerine pas vermekte zorluk çekmeye baþladýklarýný fark eden  A  takýmý oyuncularý þaþýrmýþlardý. Ýnanýlýr gibi deðildi ama bir Ayka  koca takýma yetiyordu. Ayka’nýn  korkunç presi altýnda giderek gerileyen  A  takýmý tüm oyuncularýyla defansa çekildi.

Maçýn baþýndan beri daðýnýk bir futbol sergileyen  4 – 1  yenik durumdaki  B  takýmý, Ayka’nýn  oyuna girmesiyle canlanmýþ, diðer takýmýn yaptýðý pas hatalarýný deðerlendirip, pek nadir olarak geliþtirdikleri ataklarýný sýklaþtýrmýþtý. Topu kapan  B  takýmý oyuncusunun gözleri Ayka’yý  arýyor, eðer yakýnda ise, Ayka’ya  pasýný veriyor, topla buluþan Ayka ileri atýlýyordu. Maçýn bitmesine  5  dakika kalmýþtý ki, rakip ceza sahasýna giren bir oyuncu son vuruþunu yapacaðý sýrada düþürüldü. Karar penaltýydý. Ýþte o an geldi diye düþündü Ayka, topu aldý, penaltý noktasýna dikti. Topa vurmak için gerilirken teknik direktörün biraz ilerden,  hayýr Ayka, sen býrak, penaltýyý Muzaffer atsýn,  dediðini iþitti. Kulaklarýna inanamadý. Acaba yanlýþ mý anladým diye düþünerek sesin geldiði tarafa döndü. Teknik direktör penaltý noktasýna gelerek, gel Muzaffer, penaltýyý at,  deyince Ayka kahroldu. Demek yanlýþ anlamamýþtý ve penaltýyý Muzaffer atacaktý. Ayka’nýn  sinirleri iyice gerildi. Ahlaksýz diye mýrýldandý. Kenara çekildi. Gol olmaz da utanýrsýn belki diye düþündü. Dayanamýyordu artýk gururuyla bu derece oynanmasýna, neredeyse patlayacaktý. Biraz sonra atýlan penaltý gol olunca,  B  takýmýnýn yaþadýðý sevinç birden üzüntüye dönüþtü.                                               

Ayka patlamýþtý. “  Artýk senin takýmýnda oynamam ben. Hemen þimdi gidiyorum ve bir daha da dönmeyeceðim “  diye baðýrýrken sýrtýndan çýkardýðý formasýný yere attý. Ayka daha sonra saha dýþýna çýktý ve elbiselerini aldý. Peþinden gelen teknik direktör ismet rezil olmuþtu. “ Dur Ayka, bari maçý tamamla “ dedi, Ayka’nýn  yanýna gelerek. Ayka: “ Sen de maçýn da yerin dibine batsýn. Oynamýyorum iþte “ dedikten sonra yürüdü gitti. Yolda Ayka bu olanlarý  bir gün dünyaya duyuracaðýna dair kendine söz verdi.

Aradan birkaç ay geçtikten sonra  Ayka ve ailesi Bursa’ya  taþýndý. Belki de böylesi daha iyi olacaktý. Bursa, Ýnegöl’den  çok daha büyüktü. Pek çok takým vardý burada. Bir takýma giriverirdi ve futbolunu oynardý. Fakat bir takýma girivermek o kadar kolay deðildi. Ayka bu koca þehirde kimseyi tanýmýyordu, ailesi de yardýmcý olamazdý. Ne yapacaksa kendi yapacaktý ve mutlaka bir takýma girecekti. Zaman boþa geçmemeliydi. Antrenmansýz geçen her gün Ayka’yý  formdan düþürebilirdi. Ayka, Bursa Atatürk Stadyumu’na  giderek koþu antrenmanlarýna baþladý. Ýki ay kadar burada koþularýný sürdüren Ayka, bir gün orada tanýþtýðý bir koþucuya  “ Ben aslýnda futbol oynuyordum. Bursa’ya  yeni taþýndýk. Formumu kaybetmeyeyim diye gelip burada koþuyorum “  deyince  Cavit Önge adýndaki koþucu “ Ben de Muradiyespor Kulübü’nün atletizm takýmýndayým. Bizim kulübün futbol þubesinde gel oyna istersen “ dedi. Ayka buna çok sevindi ve ertesi gün soluðu Muradiyespor Kulübü’nde aldý.

Muradiyespor futbol takýmýyla antrenmanlara baþlayan Ayka diðer yandan da koþu antrenmanlarýný hiç aksatmýyordu. Artýk 16 yaþýnda bir genç olmuþtu ve büyüdüðü zaman iyi bir futbolcu olmanýn çok iyi bir kondisyonla mümkün olacaðýný biliyordu. Bir gün Ayka stadyumda þortla koþmuþ, dinleniyordu. Diðer sporcularý seyre dalan Ayka havanýn aniden soðuduðunu fark edememiþti. Hafif bir yaðmur çiseliyordu. Oldukça fazla dinlendiðini neden sonra anladý Ayka. Üþümüþtü. Oturduðu yerden kalktý. Bir süre daha koþtuktan sonra elbiselerini giymek için içeri girdi. Ertesi gün dizlerinin sýzladýðýný fark etti. Birkaç gün sonra da zorlukla yürüyebildiðini. Bazen ayakta dururken dizleri tutmayýveriyordu. Sanki boþlukta dikiliyor gibi oluyordu ve bir adým atmaya kalksa belki yere düþecekti.

Ýþte böyle anlarda hemen tutunacak bir yer arýyordu. Bir aðaç, bir duvar artýk ne olursa oraya tutunarak ayaklarýný ileri, geri oynatýyor ve biraz dinlendikten sonra yürümesi mümkün oluyordu. Ayka birkaç gün sonra hastaneye giderek muayene oldu ve kendisine verilen merhemi her gece yatmadan önce dizlerine sürmeye baþladý. Daha sonra dizliklerini takan Ayka sessizce yataðýna yatýp uyuyordu. Bir hafta süren bu çok zor günlerden sonra dizlerindeki sýzýnýn geçmeye baþladýðýný gören Ayka tekrar Muradiyespor futbol takýmýyla antrenmanlara çýkmaya baþladý. Gece kroslarýnda takýmýn ön sýrasýnda koþuyordu. Gündüz yapýlan antrenmanlarda birbiri ardý sýra goller atýyordu fakat alt eþofmanýnýn içinde dizlikleri hep vardý ve eðer dizlikleri olmasa ne ön sýrada koþabilir ne de goller atabilirdi, bunun farkýndaydý. Amatör küme maçlarý  baþlamýþtý. Muradiyespor  ilk maçýna  yeni bir teknik direktörle çýkacaktý. Takým hazýrdý, kadro okunuyordu. Ayka sevindi. Santrfor oynayacaktý. O ara eski teknik direktör geldi, kulüp baþkaný ve bir idareci yeni teknik direktörle bir þeyler konuþtular. Ayka’nýn kesik kesik de olsa duyduklarý þunlardý: Bak iki ayaðýnda da dizlik var…ayaklarý sakat onun…”

Ayka’nýn oynatýlmadýðý o ilk maçta Muradiyespor  0 – 0 berabere kaldý. Ayka yedekler arasýnda bile deðildi. Anýnda kadrodan çýkarýlmýþ ve maçý tribünlerden izlemek zorunda býrakýlmýþtý. Ayka birkaç ay bu duruma tahammül ettikten sonra sessiz sedasýz takýmdan ayrýldý. Asla tahmin edilemeyecek kadar çok üzülüyordu. Ayný zamanda futboldan zorla koparýlmýþtý. Artýk sadece stadyumda koþuyor ve aðýrlýk çalýþmasý yapýyordu. Bu durum tam bir yýl iki ay sürdü ve bir tanýdýðýn yardýmýyla Bursaspor Genç Takýmý’na  girdi. Bir ay süren futbol derslerinden sonra sahaya inildi ve takým seçmelerinde Ayka ne yazýk ki seçilemedi. Tek maçta ne oynayabilirsen oynayacaktýn. Tüm hünerini gösterip takýma girecektin. O maçta Ayka biraz da tutuk oynamýþtý, fakat seçilememesini þuna baðlýyordu:

“ Kaleciler ayrýldý, diðer oyuncular defans, orta saha, forvet diye ayrýldý. Ben forvet oynayanlar tarafýna geçtim. Teknik direktör Necmi Güzey, sen solaçýk oyna, dedi. Ben aslýnda santrforum, defansta da oynadým, fakat solaçýkta hiç oynamamýþtým. Solaçýk oynayanýn sol ayaðý çok iyi olmalý, solaçýkta her oyuncu oynayamaz. Týpký her oyuncunun santrfor veya kaleci olamadýðý gibi. Maç boyunca pek çok defa soldan ataklar yaptým. Topu düþe kalka sürdüm götürdüm. Karþý takýmýn defansý tekme atmakta ustaydý. Sað ayaðým Türkiye haritasýna dönmüþtü. Kale önüne çok ortalar yaptým. Fakat yanlýþ pas verdiðim durumlar da oldu. Tabii ki, pas hatasý yapan tek ben deðildim. Her futbolcu her maç mükemmel oynasa, her kaleye vurulan þut gol olsa futbolun tadý kalmaz. Ben de o maçta çok iyi oynayamadým, bunu inkâr etmiyorum. Eðer seçilebilseydim o takýma gerçekten çok iyi olacaktý. “   

Ayka daha sonra Ývazpaþa  adýndaki amatör küme takýmýna girerek, bu takýmla antrenmanlara baþladý. Umut doluydu yüreði kar, yaðmur, çamur demeden koþuyordu antrenmanlara ve hiçbir antrenmaný kaçýrmýyordu. Onun bu iyi niyetli var olma savaþý görmezden gelinemezdi. Uludað yolunda yapýlan bir gece krosundan sonra idarecilerden biri:  “ Ayka, amatör küme maçlarý yakýnda baþlýyor. Gerekli evraklarý getir de sana lisans çýkartalým “  deyince Ayka, “ Olur. Yarýn evraklarý kulübe getiririm “ dedi. Ertesi gün sabah erkenden Ayka gerekli evraklarý kulübe getirip idareciye teslim etti.

Ývazpaþa takýmýnýn antrenman maçlarýnda Ayka artýk öyle eskisi gibi birbiri ardý sýra goller atmýyordu. Daha çok defans-orta saha karýþýmý bir futbol oynuyordu. Burada biraz þaþýrmamak elde deðil. Hani Ayka gol demekti? Bu büyük deðiþimin sebebi neydi? Dilerseniz bu durumun açýklamasýný, aradan uzun yýllar geçmesine karþýn, o günleri hiç unutmamýþ olan ve hatýralarýný taptaze, canlý olarak belleðinde yaþatan Ayka’dan alalým:  “ Sebeplerden birincisi, takýmdaki pek çok oyuncu yýllardýr bu takýmda oynuyor. Takýmýn golcüsü var. Bazý antrenman maçlarýnda bir-iki gol attýðý oluyordu, ama attýðýndan kat kat fazlasýný kaçýrýyordu. Ýkincisi, þimdiye kadar hep çok gol atmýþtým da ne olmuþtu? Neden attýðým goller önemsenmiyordu? Bunu fark ediyordum ve çok düþünmeme karþýn, bu sorulara mantýklý bir cevap bulamýyordum. Golü ikinci plana atýp, kendimi fazla göstermeden takýmda tutunmak, kalýcý olmak istiyordum. Oyuncu defansta oynuyordu, hiç gol atmýyordu, fakat amatör küme maçlarýnda sahaya çýkýp takýmdaki yerini alacaktý. “

Aradan günler, haftalar geçmiþ ve amatör küme maçlarý baþlamýþtý. Maç olduðu günler Ayka takýmda oynama umuduyla bir o sahaya, bir bu sahaya koþtu, durdu. Her maç öncesinde takým kadrosu okunduktan sonra gizlice ortadan kayboluyordu. Sanki takýmýn maçýný seyretse daha mý iyi olacaktý? Yenilip duruyorlardý iþte. Belki de Ayka’nýn  lisansý çýkmadýðý için kadroya alamýyorlardý. Ayka evraklarý vereli dört ay olmuþtu. Baþkasýnýn lisansý iki ay içinde çýkýyordu da Ayka’nýn lisansý dört aydýr niye çýkmýyordu? Ýdareci baþvuruyu yapmýþ mýydý? Bu hiçbir zaman öðrenilemedi. Eðer lisans çýktýysa Ayka’ya haber vermek gerekmez miydi? Haber vermesen bile alýn iþte Ayka’yý kadroya, çýksýn sahaya oynasýn futbolunu, takýma güç katsýn. Koy Ayka’yý defansa defansýný saðlamlaþtýr. Maçta gol atamýyordu zaten takým, bari gol de yemezsin, berabere kalýr, bir puaný kaparsýn. Bu da aklýna gelmiyorsa senin idarecilikte iþin ne?

Mudanya’ya maça gidilmiþti. Saha çamur içindeydi. Saha kenarýndaki karlar henüz erimemiþti. Maç iptal edildi. Ýþte o günden sonra Ayka bu takýmýn ne maçýna, ne antrenmanýna gitti. Maçlarda oynama ümidi çoktan sönmüþtü zaten. Deymezdi bir bakýma bunca üzüntüye, kahrolma derecesine varan üzüntüye. Yeniden bir takýmda futbol oynamaya teþebbüs etmek yeni  sýkýntýlara, üzüntülere kucak açmak demekti. Ayka yorulmuþtu, bitmiþti. Bir zamanlar futbolcu olmak onun en büyük idealiydi. Genç Ayka yine güçlüydü, ideal yine vardý, fakat ideale ulaþmak için önüne çýkarýlan engeller tükenmek bilmiyordu. Her defasýnda bir sonraki engeli aþmak çok daha zor oluyordu. Öyle bir an geliyordu ki, kendi kendine yabancýlaþýyordun. Çaresizlik sonsuz düþ kýrýklýklarýna yol açýyordu. Kýrýlan düþ, kýrýla yapýþtýrýla, düþlükten çýkýyor, düþ yabancýlaþýyordu. Sen hem kendi kendine yabancýlaþtýn, hem de düþün sana yabancýlaþtý, bu tarafta, ideal istesen de istemesen de sana yabancýlaþýr.


SON