Haziran 20, 2019, 14:16:51 ös

Gönderen Konu: Kurbaðacýk - Serdar Yýldýrým  (Okunma sayısı 645 defa)

Çevrimdışı Hüseyin102

  • İleti: 48
  • Karma: 3
    • Profili Görüntüle
Kurbaðacýk - Serdar Yýldýrým
« : Ekim 19, 2016, 10:32:16 öö »


Ormanlýk bir bölgede bulunan bir su birikintisinde yaþamakta olan kurbaðacýk hiç arkadaþý olmadýðýndan yakýnýyordu. Bu kurbaðacýk vaktinin çoðunu su birikintisinde yüzerek geçiriyor, bazen de sudan çýkýp, çimenlerin üstünde zýplayarak geziniyordu. Her gün bir önceki günün týpatýp benzeriydi.Her gün ayný þey, hep ayný þeyler. Bitmek tükenmek bilmeyen bir tekdüzelik kurbaðacýðý canýndan bezdirmiþti. Kurbaðacýk bir gün kýzdý kendine:

“ Sanki bütün ömrünü bu su birikintisinde geçirmeye pek meraklýsýn.. Dünya senin zannettiðin kadarcýk mý sanki? Dünya bu kadar küçücük mü sanki? Neden kurtarmazsýn kendini buradan, çekip gitmezsin buralardan? Eðer sen bu yaþadýðýn su birikintisine dünya diyorsan, bil ki, sen bu dünyanýn deðil, bambaþka dünyalarýn kurbaðasýsýn..Þunu hiç aklýndan çýkarma: Arzuladýðýn yaþama ancak bu su birikintisinden uzaklaþarak kavuþacaksýn..”

Kurbaðacýk hemen o anda kararýný verdi. Buradan ayrýlarak yola çýkacak, gideceði yerlerde kendine arkadaþ arayacaktý. Kurbaðacýk ormanda günlerce yol aldý. Artýk ormanýn sýk aðaçlarý seyrekleþmiþ, küçük bir düzlüðe çýkmýþtý.Birden yerde parlak bir þey gördü.Bu da neydi böyle? Parlak þeye baktýðýnda çok þaþýrdý. Bunun içinde bir kurbaða vardý ve o kurbaða da kendisine bakýyordu. Geriye dönüp, bir taþýn arkasýna saklandý. Ýlk þaþkýnlýðý geçtikten sonra bu parlak þeyin çok ince olduðunu ve içinde kurbaða falan olamayacaðýný anladý. O zaman durum apaçýk ortadaydý: Parlak þey ayna olmalýydý ve aynada kendini görmüþtü. Kurbaðacýk aynayý alarak yakýndaki bir aðacýn kenarýna kenarýna yasladý. Aynanýn karþýsýna geçerek türlü þaklabanlýklar yapmaya baþladý. Bazen iki ayaðý üstünde doðruluyor, bazen zýplýyor, bazen de derin nefes alýp göðsünü, yanaklarýný þiþirerek aynadaki aksini seyrediyordu. Bu hareketlerin içinde en hoþuna giden, aynada kendini iri görmek olmuþtu. Gittikçe daha derin nefes alarak daha iri gözükmeye baþladý. Sonunda, öyle bir an geldi ki, kurbaðacýk yusyuvarlak oldu ve ayaklarýnýn yerden kesilip yükselmeye baþladýðýný fark etti.

Kurbaðacýk hiç bozuntuya vermedi. Yerden on metre kadar yükselince aðzýndan biraz hava býraktý. Daha fazla yükselmek gereksizdi.Her iþte her þey seviye seviyeydi. Seviyesinin dozunu tam olarak ayarlamalýydý. Bir kuþ deðildi ki o, çýrpsýn kanatlarýný, yükselsin gökyüzüne, uçsun uçabildiðince..Nereden baksan bir küçük kurbaðacýktý. Olmaz denirdi, kurbaðalar uçamaz denirdi, hayal gibiydi ama gerçekti. Uçuyordu iþte. Kurbaðacýk þöyle bir etrafýna bakýndý. Yön tayini yaptý. Ormandan gelmiþ, þu tarafa gidecekti. Sað ön ayaðýný gideceði tarafa doðru mihaniki bir hareketle uzattý. Hayret!..Gitmek istediði tarafa dönüvermiþti. Döndü iyi de hala havada hareketsiz duruyordu. Birden suda arka ayaklarýný ileri gitmek için kullandýðýný hatýrladý. Arka ayaklarýný yavaþ yavaþ göðsüne çekti, geriye doðru býraktý, çekti, býraktý. Düþündüðü tastamam olmuþtu. Ýlerleyebiliyordu. Artýk canýnýn istediði kadar gidip, istediði yerde de aþaðý inebilecekti.

Kurbaðacýk bir süre uçtuktan sonra bir dere kenarýnda boylu boyunca uzanmýþ yatmakta olan yaþlý kurbaðayý fark etti. ‘ Mutlaka bir rahatsýzlýðý vardýr yaþlý kurbaðanýn ‘ diye düþündü.
‘ Çünkü hiçbir kurbaða böylesine açýkta yatmaz. Eðer yatarsa bu onun tehlikelere davetiye çýkartmasý anlamýna gelir. Ýnip bakayým nesi varmýþ yaþlý kurbaðanýn. ‘

Yaþlý kurbaðanýn düþüp kaldýðý bu çayýrlýk bir mesire yeriydi. Ýnsanlar günlük güneþlik yaz günlerinde hafta sonlarýný burada geçirirler, piknik yaparlardý. Bir kendini bilmez yanýnda getirdiði þiþenin içindekini içmiþ, giderken de atmýþ þiþeyi kýrmýþtý. Ýþte yaþlý kurbaða önündeki bu kýrýk þiþenin bir parçasýna basýnca ayaðýndan yaralanmýþ ve canýnýn çok acýmasýna dayanamayarak bayýlmýþtý. Yaþlý kurbaða kendine geldikten sonra olanlarý kurbaðacýða anlattý ve yardým etmesini istedi.

Kurbaðacýk:

“ Efendim, böyle bir durumla daha önce hiç karþýlaþmadým. O cam parçasýnýn ayaðýnýzýn altýndan çýkarýlmasý lazým. Ben bunu baþaramam.Gelirken görmüþtüm. Az ilerde dere kýyýsýnda iki çocuk balýk tutuyordu. Gidip onlarý çaðýrayým, size yardým ederler herhalde. “ dedikten sonra zýplayarak uzaklaþtý.

Kurbaðacýk çocuklarýn yanýna geldiðinde:

“ Lütfen yardým eder misiniz? Yaþlý bir kurbaða ayaðýndan yaralanmýþ az ilerde yatýyor. Ne olur benimle gelin ona yardýn edin , onu kurtarýn. Ýyilik yapmak sevaptýr. Haydi çocuklar, lütfen kalkýn, benimle gelin. “ dedi.

Kurbaðacýðýn yalvarmasýna dayanamayan çocuklar, oltalarýný sudan çýkarýp bir kenara koydular ve kurbaðacýðýn peþine takýldýlar. Biraz sonra yaþlý kurbaðanýn ayaðýndaki cam parçasý çýkarýlmýþ ve yaralý yer temiz bir bezle sarýlmýþtý.

Çocuklar gittikten sonra kurbaðacýk yaþlý kurbaðaya destek oldu ve onu kuytu bir yere götürdü. Burada yaþlý kurbaða, kurbaðacýða , yaptýðý yardýmlardan dolayý teþekkür ettikten sonra:

“ Nedense böylesine karþýlýk beklemeden yapýlan iyilikler, yardýmlar pek nadir oluyor. Nedense herkes bir baþkasý bana kötülük yapmadan ben ondan önce davranýp ona bir kötülük yapayým, ilk ben vurayým diyerek kesinlikle hiç bitmeyecek bir yarýþý sürdürüyorlar. Gelin bu anlamsýz kötülük yarýþýndan vazgeçin, gelin kardeþ olalým, elele tutuþalým, mutluluða koþalým diyerek seslensem ben þimdi tüm canlýlara acaba beni dinlerler mi? Hep kötülük görmekten, hep üzülmekten, hep aðlamaktan býktým artýk. “ diyerek sözlerini tamamladý ve aðlamaya baþladý. Yaþlý kurbaðanýn aðlamasý, kurbaðacýðýn silkinmesine sebep oldu.

“Dur aðlama artýk yaþlý kurbaða, sil gözyaþlarýný. Bundan sonra ikimiz eþ kardeþ sayýlýrýz. Demek ki bir kötülük yarýþý yapýlýyor ve herkes bu yarýþý önde bitirme gayreti içinde. Buna karþýn ben de þu andan itibaren iyilik yarýþýný baþlatýyorum. Yakýnda dünya turuna çýkacaðým ve tüm canlýlara iyiliði anlatarak onlarýn da iyilik yarýþýna katýlmalarýný saðlayacaðým. Ýyilik bayraðý sonsuza dek gönderde dalgalanacaktýr. “

Kurbaðacýk kendine çok güveniyordu. Neden derseniz, çünkü güçlü bir kozu vardý. Ne çabuk unuttunuz, uçabiliyordu ya. Kýtalararasý yolculuk onun için hiçten bile deðildi.


Serdar Yýldýrým



Masal Bahçesi - Söðüt Yayýnlarý - Haziran 2008 - Sayfa: 360-365
Eðlendiren Masallar - Karaca Yayýnlarý - Sayfa: 3-19
Masal Diyarý - Yakamoz Çocuk - Yayýn Yýlý: 2008