Eylül 25, 2017, 20:00:01 ÖS

Gönderen Konu: Belediye Otobüsü  (Okunma sayısı 357 defa)

Çevrimdışı Hüseyin102

  • İleti: 42
  • Karma: 3
    • Profili Görüntüle
  • Takım: Türkiye
Belediye Otobüsü
« : Eylül 26, 2016, 11:44:32 ÖÖ »

İlçenin tek belediye otobüsü törenle hizmete girdi. Caddenin iki yanına dizilmiş insanlar bir alkış tufanı kopardılar. Şoför Hasan direksiyon başında gururla oturuyor, bu nefis arabanın ilk kullanıcısı olma şerefine kavuşuyordu. On yıllık şofördü ama yapılan sınavda birinci olmasa şimdi direksiyon sallayamazdı. Daha dört saat şoförlük koltuğuna kurulacaktı. Ondan sonra görevi Bekir devralacaktı. Bekir de usta bir  şofördü çünkü sınava katılan on iki şoför arasında ikinci olmuştu. Otobüsü ikindi üstü Tahsin teslim alıp, akşam sekizde belediye garajına çekecekti. Bugün binmek bedava olduğu için, belediye otobüsü zımbacık doluyudu. Duraklar ise, ana-baba günüydü. Önceki duraktan gelenler inecek, bu duraktakiler binecekti yani bayağı eğlenceli bir iş. Bedava belediye otobüsüne kim binmez ki?

Ertesi gün duraklarda in-cin top oynuyordu. Pek çok seferde otobüsün içinde şoförden başka kimse görünmüyordu. Garajda bilet kutusunu açan görevli, on tane bilet saydı. Demek ki koca gün on kişi otobüse binmişti. Sonraki günlerde üçe-beşe düşen müşteri sayısı bir hafta sonra hiçe düştü. Artık kimsecikler belediye otobüsüne binmiyordu.

Kimseciklerin belediye otobüsüne binmeme durumu aylarca devam etti. Belediye zarar ediyordu ama buna aldıran yoktu. Belediyenin ilçede pek çok dükkanı vardı. Mazota zam geldi mi, kiraları arttırıyordu. Masraf mı arttı yüklen esnafa. Esnafın canı sanki patlıcandı. Esnaf da zam yaptı malına, bu sefer müşterisi azaldı. Sonunda kirayı ödeyemeyen esnafı belediye mahkemeye verdi.

Esnaf mahkemelerde ne zamandır perişandı. Onların aileleri vardı, çocukları vardı. Hepsine yazık  oluyordu. Belediye otobüsü bir gece yarısı garajın kapısını açtı. Usul usul sokaklarda ilerlemeye başladı. Özellikle geceleri uyku tutmuyordu. Durumu fark ediyor, üzülüyor, sessizce ağlıyordu. Biliyordu hiç suçu yoktu ama nedense kendini suçluymuş gibi hissetmesine engel olamıyordu. O, adam, kadın, çocuk tüm insanları çok seviyordu. Bir yüreği vardı ve yüreği insan sevgisiyle doluydu.

Belediye otobüsü ilçe dışına çıktı. Asfalt yol uzayıp gidiyordu. Kendince bir türkü tutturdu. Biraz sonra türkünün derdine derman olmadığını fark etti. Türkü söylemeyi bırakıp olanları düşünmeye başladı. Ne gereği vardı bunca sıkıntının? Şu insanlar sıkıntıları başlarına bela etmekte ustaydılar. Belediye başkanı olayları başlatan ve başkan seçilsin diye kendisine oy veren insanlara karşı acımasız davranandı. Başkan gider, dertler biterdi. Bir süre bunları düşünen belediye otobüsü geri döndü.

O, sabahleyin evinden çıkıp yolun karşısına park edilmiş makam arabasına binmek için, karşıdan karşıya geçmekte olan belediye başkanının üstüne gidip iki metre karşısında durdu:

" İnsanlara çektirdiklerin yeter. Görevinden istifa et, bu iş bitsin. "

" Benim gitmemle sorunlar çözülecekse istifa ederim. "

" Sorunlar çözülür, sen yeter ki çekil. "

Yeni belediye başkanı esnafı mahkemelerden kurtardı. Dükkan kiralarını eski durumuna getirdi. Belediye otobüsü ise, yakalanıp rutubetli bir garaja kapatıldı. Çürümeye terk edildi.

SON


Serdar Yıldırım